“Yazmak Bilinçaltındaki Gizli Kapıları Açan Anahtar Gibidir”

Kuantum Eğitmenleri Anıl Şehirlioğlu ve Şebnem Tacigut Elif Sevil Orhanlı’nın hazırlayıp sunduğu “Haber Artı” programının stüdyo konuğu oldu.

Bilinçaltının çalışma sistemi, kuantum tekniğinin hayattaki işleyişi, negatif düşünce kalıpları ve mekan detoksuna ilişkin bilgiler veren Tacigut ve Şehirlioğlu, insanın hayatta çoğu şeyi başarabilecek güçte olduğunun altını çiziyor.

Hayattaki sorunların kaynağının insanın bizzat kendisi olduğunu belirten Şebnem Tacigut, “Bilinçaltı bilinçten çok farklı çalışır. Bilinç düzeyinde fark edilmeyen birçok sorun bilinçaltında saklıdır. Bilinç bu durumu yok sayar ve öyle bir sorunun olmadığını düşünür. Bilinçaltının derinlerine inip iyi bir tarama yapmak gerekiyor” dedi.

“İnsan kendisini iyi tanımalı” diyen Tacigut “Kimin hayatını yaşıyorsunuz. Annenizin babanızın ya da bir idolün hayatını mı yaşıyorsunuz. Yaşadığınız hayat gerçekten size mi ait. Kişi, bugüne kadar aldığı bütün kodlara bakıp, gerçekte kim olduğunu bulmalı” şeklinde konuştu.

Herkesin siyah bir defter alıp içerisine korkularını, olmazlarını, hayatında mutlaka olması gerekenleri yazması gerektiğini belirten Tacigut şöyle konuştu:

“Bu hayatta olmasını isteğimiz hayallere ulaşmamızı engelleyen hususları yazabiliriz. Herkes bu tarz günlükler tutmalı. Kişi yazdıkça çözümün kendi içinde olduğunu fark edecektir. Yazmak, düşüncelerin netleşmesi açısından çok faydalı bir eylem. Yazmak, bilinç düzeyinden bilinçaltına inerek gizli kalmış kapıları açan bir anahtar gibidir.”

“YAŞADIĞIMIZ MEKANLARI ARINDIRMAMIZ GEREKİYOR”

Kuantum Eğitmeni Şebnem Tacigut mekanları arındırmak gerektiğini belirterek “Kainattaki her birey ve her madde bir enerjidir. Evler, iş yerleri ve bulunduğumuz her yer farklı enerjiler barındırıyor. Mekanlar, içerisinde bulunan kişilerin enerjilerini yansıtır. İnsanların, oturdukları ev ve bulundukları iş yerlerindeki enerjilerle uyumlu olması gerekiyor. Eğer uyum yoksa o ortamda huzursuzluk, gerginlik ve farklı sorunlar yaşanır” dedi.

Tacigut, “Özellikle yeni taşınılacak ya da alınacak ev ile ilgili dikkatli davranılmalı. Daha önce o evde oturanlarda boşanma, hastalık gibi durumlar olduysa bu enerjiler evin içinde barınır. Bu enerji, kendi frekansına yakın başka bireyleri çeker. Bu nedenle tüm evlere mekan detoksu gerekiyor. Kişi, evde kendi enerjisini barındırmak ve mutlu bir hayat sürmek istiyorsa mekan detoksu yaptırmalı” ifadelerini kullandı.

“HAYATTA İSTEDİĞİNİZ ŞEYLER OLMUYORSA SEBEBİ BİLİNÇALTINDA YATAN KORKULARINIZDIR”

Kuantum Eğitmeni Anıl Şehirlioğlu, insanların hayatta çok istediği halde gerçekleşmeyen hayallerinin sebebinin, bilinçaltındaki negatif kayıtlar olduğunu söyledi. Şehirlioğlu, “Aslında insanlar, istediğini zannettiği bir şeyi gerçekten istemiyor ve bunun farkında değiller” dedi.

Çözümün kişinin kendisinde olduğunu belirten Anıl Şehirlioğlu, soru sorarak ve yazarak cevap almanın mümkün olduğunu vurguladı.

Şehirlioğlu, “İnsanlar, çok istedikleri ancak bir türlü gerçekleşmeyen hayallerini yazıp daha sonra onun altında yatan korku ve kaygı kodlarını anlayabilirler. Bu kodlar genellikle anne-baba ve atalardan gelir. Bilinçaltı, doğum anından itibaren arşiv tutuyor. Kişi, bilinçaltındaki kodlarını fark ederse, değişim yolunda büyük adım atmış olur.” dedi.

“İSTEMEK DEĞİL, İNANMAKTIR ENERJİYİ HAREKETE GEÇİREN”

Kuantum Eğitmenleri Anıl Şehirlioğlu ve Şebnem Tacigut “İstemek hiçbir şey inanmak her şeydir. İnsan inanarak istediğinde olmayacak bir şey yoktur. İnsan her zerresiyle güçlü bir varlık. Bunun farkında olup harekete geçmeli” diyor.

“İsteklerini belirtirken olacağına inanmıyorsa ve bunun önüne koyduğu engeller varsa o şey olmayacaktır. İstediğiniz kadar para, iş kariyer isteyin bu konularda negatif düşünce kalplarınız varsa isteklerinize ulaşmanız zorlaşacaktır. “Para insanı bozar, para bana gelmez, ben işçi çocuğuyum para beni bulmaz” gibi bilinçaltı kodları kişinin önüne engeller çıkartır.

İstemek hiçbir şey inanmak her şeydir. İnsan inanarak istediğinde olmayacak bir şey yoktur. İnsan her zerresiyle güçlü bir varlık. Bunun farkında olup harekete geçmeli.”

“ÇOCUKLARA AİLE BÜYÜKLERİNİN İSİMLERİ VERİLMEMELİ”

Kuantum eğitmeni Anıl Şehirlioğlu, insanların sadece anne-baba değil, anneanne ve babaannenin de hayatını yaşayabildiğini belirtti. Şehirlioğlu, çocuklara büyüklerin isimlerinin verilmesiyle bu etkinin daha net ortaya çıktığını söyledi.

Anıl Şehirlioğlu, çocuklara isim verirken dikkatli davranılması gerektiğini belirterek şunları söyledi:

“İki isimli ve aile büyüğünün adını taşıyan kişi her iki ismin enerjisini hayatında hisseder. Adı verilen aile büyüğünün karakter yapısındaki tüm detaylar olduğu gibi çocuğa geçer. Bu durumda kişi, olmak istediği hal ile adı konulan aile büyüğünden almış olduğu etkiler arasında sıkışıp kalabilir. Aile büyüklerinin kader takibi, duyguları ve yaşadıklarının etkisi olduğu gibi çocuğa geçer.

Özellikle hayatta olmayan aile büyüklerinin adını, yeni doğmuş bir bebeğe verirseniz onu en baştan koşullandırmış olursunuz. Bebek, başka birinin yerine geçiriliyor. Vefat etmiş olan kişinin hatıraları yeni doğmuş bebekte yaşatılmaya çalışılıyor. Daha en baştan ona enerji ve anlam yükleniyor. Halbuki yeni doğmuş bir bebek koşullandırılmak ve konumlandırılmak istemiyor.

Öte yandan insan yedi kuşak anneye yedi kuşak babaya bağlıdır. Doğum anında bulunduğumuz coğrafyanın kolektif bilincine bağlı olarak dünyaya geliriz. Coğrafya insanın karakteri üzerinde çok etkilidir.”

Paylaş