“Türkiye Şu Anda İçinde Bulunduğu Durum İtibarıyla Bir Aşk Romanına İhtiyaç Duymuyor”

Türk pop müziğin sevilen seslerinden Ege, ilk romanı “İsyan”ın ardından ikinci romanı “Asil Dede’nin Düğünü” ile okurlarıyla buluştu. Ege, CRI Türk’te Irmak Hekimoğlu’nun hazırlayıp sunduğu Pano’da yeni romanı “Asil Dede’nin Düğünü”nü anlattı.

Yazarlık serüvenin nasıl başladığını anlatan Ege, bu dünyaya geliş amacının üretmek olduğunu ifade etti. İlkokuldan bu yana çok fazla kitap okuduğunu anlatan Ege, bir yerden sonra beste yapmanın yetmediğini ve daha büyük kurgular yaratmaya ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Ege, ilk romanı “İsyan”ın ardından “Asil Dede’nin Düğünü”nü yazma hikâyesinden bahsetti. Ege, kafasında birkaç hikâye olduğunu fakat bir arkadaşının “Türkiye şu anda içinde bulunduğu durum itibarıyla bir aşk romanı yazacak yazara ihtiyaç duymuyor.” sözleriyle “Asil Dede’nin Düğünü”nü yazmaya karar verdiğini belirtti.

“O KADAR KUTUPLAŞTIRILDIK Kİ BAŞKA FİKİRLERE TAHAMMÜLÜMÜZ YOK”

“Asil Dede”nin bir derviş olduğunu ve toplumdaki kutuplaşmayı bitirebilmek, sevgi ve huzur ortamını sağlayabilmek için uğraştığını kaydeden Ege şöyle konuştu:

“Türkiye şu anda aslında 2. Kurtuluş Savaşı’nı veriyor. Bu yüzden bu roman uzlaşmak adına çok önemli. O kadar kutuplaştırıldık ki farklı fikirlere asla tahammül edemiyoruz. Dinlemiyoruz bile. İşte Asil Dede her şeyden önemlisinin karşındaki insanı dinlemek olduğunu, farklı düşüncelere sahip insanların birbirini dinleyerek anlayabileceğini ve uzlaşabileceğini gösteriyor. Bu topraklara barışı tekrar getirmeye çalışıyor.”

“ERGENEKON VE BALYOZ DAVALARI TÜRKİYE’NİN KANAYAN YARASI”

Bir derviş aynı zamanda da akademisyen olan “Asil Dede”nin hikâyesi Türkiye’de son dönemin en önemli davalarından FETÖ kumpası olan “Ergenekon-Balyoz” sürecine de değiniyor. “Asil Dede”nin Ergenekon ve Balyoz davalarında birçok gazeteci-akademisyen gibi haksız ve hukuksuz bir şekilde hapishaneye girdiğini anlatan Ege, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ergenekon ve Balyoz davaları Türkiye’nin kanayan bir yarası. Çünkü burada Türk ordusu lağvedildi. Gazeteciler, akademisyenler suçsuz yere yargılandı.  Asil Dede de tıpkı gerçekte olduğu gibi Ergenekon- Balyoz davaları sürecinde hapishaneye düşüyor. Fakat o burada hayata küsmek yerine hayatı değiştirebilmeyi seçiyor. Hapishanenin içinde bulunduğu bir romandan ‘umut’ hikâyesi çıkması şaşırtıcı olabilir fakat ‘Asil Dedenin Düğünü’ bir umut hikâyesi.”

Ege, müzikal projeleri hakkında da bir müjde verdi. Kurtuluş Savaşı’nın 100. yılına özel bir senfoni hazırlığı içinde olduğunu açıkladı.

Haber/Röportaj: Irmak Hekimoğlu

})(jQuery)