Sarıkaya: İdlib Meselesi, Ortak Bir Çözüm Sürecine Doğru Hızla İlerliyor

HaberTürk yazarı, gazeteci Muharrem Sarıkaya, Tahran zirvesi ile Türkiye’nin ateşkes ve silah bırakma çağrısı sonrasında, Türkiye’nin İdlib çözümünü değerlendirdi. Sarıkaya, Türkiye’nin İdlib konusundaki çözümünü, yanlışlıkla yapılan canlı yayın esnasında da açıkça ortaya koyduğunu dile getirdi.

CRI TÜRK FM’de Tuğçe Akkaş’ın sunduğu Manşet programında Muharrem Sarıkaya şunları söyledi; “Türkiye, buradaki radikal unsurlarla, daha ılımlı unsurları birbirinden ayırdıktan sonra bir müdahalenin olmasını arzuluyor ve bugün yapılacak bir müdahalede, aşırı radikal grupların etrafında yeni bir muhalefet halesi sağlayabileceğinden çekiniyor. Bunun bölgede gerçekleşecek daha büyük bir çatışmanın tetikçisi olabileceğinden, orada toplanmış olan irini başka coğrafyalara sıçratma olasılığına inanıyor Türkiye. Orada sözü geçen üç buçuk milyon kişinin onda yedisi, teröre bulaşmış isimlerden oluşuyor. Dolayısıyla bu tür insanların bir başka coğrafyaya geçerken, yabancı savaşçılar da aralarına karışırsa, yeni geldikleri coğrafyalardaki terörist aktiviteleri canlandırarak, terörü başkalarına da bir virüs gibi bulaştırdığına tanıklık ediyoruz. Cenevre’de bir yandan anayasa görüşmeleri de sürerken, ASTANA Mutabakatı’nın tüm koşulları yerine getirilirken, diğer yandan da radikal teröristlerin, ılımlılardan ayrılabileceği bir düzeneğin de oturtulması yönünde beklenti var. Rusya ve İran da Türkiye’nin bu çabalarına biraz geri çekilerek destek veriyor. Cessna Şugur adlı bölgede radikal teröristlere yönelik Suriye ve Rusya’nın müdahalesi devam ediyor olsa da İdlib’e yönelik henüz aşırı bir saldırı olmadığını görüyoruz. Birleşmiş Milletlerin devreye girmesiyle, oradan gelen açıklamaları dikkate aldığımızda, meselenin ortak bir çözüm sürecine doğru hızla ilerliyor”.

“Göç Dalgasını Tamamen Bloke Etmek Mümkün Olmuyor”

Muharrem Sarıkaya, göç dalgasının yeniden Türkiye’yi etkilememesi için Türkiye’nin bir takım önlemleri olduğunu belirterek, söyle devam etti; “Türkiye, Cerablus’un alt kesiminde, bir kamp alanı oluşturmuş vaziyette.  Cinderes’in altında da bu alan çok geniş bir şekilde oluşturulmuş. Bu bölgelere gelecek bir göç dalgasının orada yerleşkelerle frenlenmesi amaçlanıyor. Ama siz ne kadar uğraşırsanız uğraşın, geçmiş deneyimlerimizin de gösterdiği üzere, göç dalgasını bir yerde bloke etmek çok da mümkün olmuyor. Bunu da Halepçe katliamı sonrası, Kuzey Irak’ın sınır bölgesinde durdurulmaya çalışılan insan hareketinin çok büyük bir dalgayla Türkiye’ye akın etmesiydi. Ardından Suriye iç savaşında benzer bir durum yaşadık. Oradan gelen göç dalgası sadece Türkiye’nin sorunu olmaz, o bölgede bütün olarak bulunan yabancı terörist savaşçıların da Türkiye üzerinden kendi vatanlarına dönmesini de beraberinde getirir ki bu durum, diğer ülkeler açısından da tehlike arz eder”.

“Liderlerin Görüşmesini Beklemek Mümkün Değildir”

Türkiye ile Şam yönetimi arasında temasların zaten var olduğunu ifade eden Sarıkaya, istihbarat örgütleri ve askeri kesimler aracılığıyla temasların sürdüğünü, sadece liderler bazında görüşme yapılmadığını ve bunun da beklenmesinin mümkün olmadığının altını çizdi.

Suriye’de siyasi çözümün mümkün olduğunu dile getiren Muharrem Sarıkaya Sözlerini şöyle sürdürdü; “Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon yataklarını ne şekilde kullanacağı ve yönlendireceği, Suriye’deki siyasi çözümün de belirleyicisi olacaktır”.

Paylaş