Sacit Karamürsel: Amacımız Vakıf Üniversitelerinde Bir Numara Olmak

İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sacit Karamürsel, Doç. Dr. Michael Kuyucu’nun hazırlayıp sunduğu “Akademik Bakış” programına konuk oldu.  

İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi olarak İngilizce bilen hemşireler, ameliyathane personeli ve sağlık çalışanları yetiştirdiklerini anlatan Prof. Dr. Sacit Karamürsel Michael Kuyucuya: “Biz mezun olan öğrencilerimizi Türkiye standartlarında bırakmıyoruz, dünya standartlarında yetiştiriyoruz. Sadece doktoruyla değil, bütün hastane yardımcı personeli ile,  gelen hastaya kendi ana dilinde hizmet sunabilecek kapasitede yetiştiriyoruz. Bunlar son derece önemli şeyler.” dedi.

Bu Bir Meslek Değil Bir Yaşam Biçimidir

Michael Kuyucu’nun konuğu olan İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sacit Karamürsel tıp fakültesinde okuyacak öğrencinin özelliklerini ise şu şekilde sıraladı: “Tıp fakültesi öğrencisinde yetenek, akıl, azim, sabır, dürüstlük, etik kurallar ve vicdan olmalı. Öğrenci bugün tıp fakültesini bitirdikten sonra kendini eğitmezse diploması bir şey ifade etmez. Tıbbı seçecek kişinin öğrenciliğinin hayat boyu süreceğini bilip buna göre karar vermesi gerekiyor. Bu bir meslek değil, bir yaşam biçimidir. Öğrencinin çalışkan olup sürekli kendini geliştirmesi lazım. Yeni bilgileri araştırmalı, tıp alanında yeni bilgiler üretmeli ve bunu sadece yurdumuzda değil yurt dışında da icraata geçirebilmeli. Bilgi o kadar artıyor ki bir kişinin hepsini bilmesi mümkün değil o yüzden branşlaşma kaçınılamaz; ama komple bütün alanda bilgili de olması lazım.”

Yıldızlı Liselerden Mezun Olan Öğrencilere Ayrıcalıklı Yaklaşıyoruz

 “Vakıf üniversiteleri arasında  bir numaraya yerleşmek gibi bir hedefimiz var” diyen Prof. Dr. Sacit Karamürsel öğrencinin de en iyisini seçmek istediklerini belirtti. Karamürsel CRI TÜRK’te Michael Kuyucu’ya “Öğrencinin araştırmacı olmasını istiyoruz. Fen Liseleri gibi okullardan hem akıllı, hem de çalışkan öğrencileri mezun eden okullardan öğrenci gelsin istiyoruz. Bu okullara daha ayrıcalıklı burslar sağlıyoruz. Öğrenci yıldız lisesi grubuna giriyorsa ve bizi tercih ediyorsa, yüzde 20 – 30 gibi ek burs veriyoruz. Zaten tıp fakültesinde ilk 40 bine girme mecburiyeti yani barajı vardır ama diğer fakültelerde bu  baraj yoktur, talep çok fazla ve bir şekilde en iyi öğrenciler zaten tıp fakültesini seçiyor.” Dedi.

Eğer Ar-Ge Olmazsa Adı Üniversitesi Değil Yüksekokul Olur

İstinye Üniversitesi olarak Ar-Ge’ye önem verdiklerini söyleyen Karamürsel , Michael Kuyucu’ya : “Ar-Ge olmazsa adı üniversite olmaz, yüksekokul olur. Üniversiteyi üniversite yapan Ar-Ge’dir. Tıp pahalı bir sektör. Bir cihazı hayvanlarda kullanıyorsanız ve artık insanlarda kullanmaya başladığınızda fiyatı 10 katına çıkacak ve bu da Türkiye’deki kullanımına ve ülke ekonomisine de katkı sağlayacaktır. Hakkıyla araştırma yapıldığı zaman meyve vermemesi mümkün değildir. Bir öğretim üyemizin patenti alınmış son derece özel bir molekülü var. Kanser dediğimizde siz ilacı veriyorsunuz, bazı hastalarda etkili oluyor bazılarında olmuyor. Siz tümörden bir örnek alıp bu ilacı denerseniz, o ilacın etkili olup olmayacağını veya hangi ilacın etkili olacağını bile bilirsiniz. Bütün bunlar son derece önemli Ar-Ge çalışmalarıdır” diyerek araştırmaya verdikleri önemin altını çizdi.

Her Üniversite Tıp Fakültesi Kurmamalı

Michael Kuyucu’nun Akademik Bakış programına konuk olan İstinye Tıp Fakültesi Dekanı Karamürsel’e Michael Kuyucu “Her üniversite tıp fakültesi kurmalı mı?” sorusunu sordu. Sacit Karamürsel ise fakültelerden en pahalısının tıp fakültesi olduğunu dile getirirken, tıp fakültesinin eğitiminin de pahalı olduğunu ve eğitimi için birçok cihazın gerektiğini söyleyerek, “Eğitimi verecek hocaların kendi alanında star olmuş kişiler olmaları gerekiyor ve doğal olarak bu hocaların zamanları çok kıymetli. O kişileri alıp eğitim verdirtiyorsunuz. Kadronuz böyle önemli insanlarla dolu olmalı, çünkü tıp fakültesinin en önemli unsuru öğretim üyeleri. Zaten öğrencilerde bilinçli ve hocaların yayınlarından CV’sine kadar araştırıp okulu öyle seçiyorlar. Öğrencilere de tüm cihazları göstermeniz, uygulama yaptırmanız gerekiyor ve doğal olarak bu cihazları emanet alamayacağınıza göre satın almanız gerekiyor. Bunun için her üniversite tıp fakültesi kurmamalı” dedi.

Paylaş