RasimOzan-9Ekim-

Rasim Ozan Kütahyalı Gündemi Markaj’da Yorumladı

Sabah Gazetesi Yazarı Rasim Ozan Kütahyalı CRI TÜRK FM’de yayınlanan “Rasim Ozan Kütahyalı ile Markaj” programında gündemin önemli başlıklarına ilişkin açıklamalar yaptı.

ABD ile yaşanan vize restleşmesine ilişkin ABD’nin müttefiklik ilişkisiyle bağdaşmayan bir karar aldığını, ABD Büyükelçiliğinin aşırı fevri ve amatör bir tavır sergilediğini savunan Kütahyalı, “büyük ülkeler arasında bu tür restleşmelerin olması doğru değil. Türkiye’nin makul davranması gerekir, devlet bu noktada rasyonel bir yaklaşım içerisinde. Hassas olunması gereken bir süreç. Fevri, hamasi çıkışlardan sakınılmalı” dedi. 

Türkiye’de sürekli tansiyonun yüksek olmasının toplumu yorabileceği uyarısında bulunan Rasim Ozan Kütahyalı, halkın makul bir çizgide, mantıklı ve sakin bir tabloya ihtiyacı olduğunu söyledi. 

“SİYASET KURUMUNUN İTİBARLI OLDUĞU BİR DÖNEMDEYİZ”

Türkiye’nin son yıllarda önemli mesafeler katettiğinin altını çizen Kütahyalı, Vesayet kurumu artık bitti. Geçmiş yıllarda siyaset kurumu itibarlı değildi, siyasetçi şamar oğlanı gibiydi. Ordunun hâkim olduğu bir düzen vardı. TSK’nın hakimiyetinde askeri Cumhuriyet gibi yönetilen bir Türkiye vardı. Artık bu aşıldı, oligarşi bitti. Gerçek demokrasiye geçildi. Siyaset kurumu artık daha itibarlı” dedi.

Bugünlere gelmek için Türkiye son 10 yılda çok savaş verdiğini belirten Kütahyalı, “Bu noktada son 10 yılın devrimcilerinden biri de benim. Türkiye’nin sıkıntılı eşikleri aşması için ciddi savaş verdik” şeklinde konuştu.

Rasim Ozan Kütahyalı, hukuk devleti temelli bir demokrasinin olması gerektiğine işaret ederek yargıda hukuk kalitesinin yükseltilmesi gerektiğini belirtti. 

Kütahyalı, “Halkın Türkiye’de hukuk var, mahkemelere güveniyorum diyebilmesi çok önemli ancak şu an bunun olduğunu söylemek zor” dedi. 

“MUHALEFET ESKİ VESAYETÇİ ANLAYIŞI SAVUNUYOR”

Devrim geçmişi insan kıyımlarıyla dolu Che Guevara’ya aşık bir muhalefet olduğunu savunan Rasim Ozan Kütahyalı, “bu kafayla başarılı olamazlar” dedi.

Kütahyalı “Türkiye’de solcular Che Guevara gibi kendi zalim ikonlarına, kendi psikopatlarına, kendi barbarlarına sahip çıkıp karşı tarafın faşist katillerini kınadıkça içinde oldukları bataklıktan asla çıkamayacaklar ve asla gerçek anlamda demokratik muhalif de olamayacaklar. Bu ülkede hiçbir yere de gelemeyecekler” dedi.

Türkiye’nin özgürlükçü demokratik bir hukuk devletine ihtiyacı olduğunu belirten Kütahyalı, “Türkiye sosyal barışı sağlamak zorunda. 2020’li yıllarda bu tempo böyle gitmez” ifadelerini kullandı.

“CHE GUEVARA DEVRİMCİ BİR KATİLDİR”

1959’da Küba Devrimi’nin gerçekleştirilmesinde etkin rol oynayan ve Bolivya’da 1967 yılında askerlerle girdiği çatışmada hayatını kaybeden Arjantinli Marksist-Leninist devrimci Ernesto Che Guevera’nın 50. ölüm yıldönümü nedeniyle önemli detaylara dikkat çeken Rasim Ozan Kütahyalı, “İnsanlığın umudu denen Che kendi sözleriyle kendisinin aleni bir canavar olduğunu anlatıyordu. Üstelik devrimci bir katil hatta bir ölüm makinesi olmakla da gurur duyuyordu” dedi.

Kütahyalı, Che’nin kendi eserlerinden alıntılara da yer verdi.

“Bir adamı idam etmek için kanıta ihtiyacım yok. Sadece onu idam etmenin gerekli olduğuna dair kanıta ihtiyacım var.”

“Milyonlarca atom bombası kurbanına mal olsa bile kurtuluş ve devrim yolunda ilerlemeliyiz.”

“Bütün gazeteleri yok etmeliyiz. Özgür basın ile bir devrim yapamayız.”

“Birçok insanı tamamen suçlu olup olmadığını bilmeden idam mangalarında infaz ettik. Devrim soruşturma yürütmek için duramazdı”

“Siyahî insan uyuşuk ve hayalcidir, yetersiz ücretini eğlence ve içkiye harcar; Avrupalı, onu Amerika’nın bu köşesine kadar takip eden ve kendini geliştirmeye iten ve hatta kendi bireysel arzularından bağımsız olan bir çalışma ve tasarruf geleneğine sahiptir.”

“Devrimci mücadelenin bir unsuru olarak nefret; düşmana karşı insafsız bir nefret, bizi insanın mirasçısı olduğu doğal sınırlamaların üstüne ve ötesine yönlendirerek etkili, şiddetli, seçici ve soğuk bir ölüm makinesine dönüştürür. Bizim askerlerimiz böyle olmalıdır; nefreti olmayan bir halk düşmanın hakkından gelemez.”

KULÜPLER ÖZELLEŞİRSE BAŞARI GELİR

Gazeteci-Yazar Rasim Ozan Kütahyalı futbol dünyasına ilişkin çok önemli açıklamalarda bulundu.

Şu anki atmosferde futbolun düzeleceğine dair umudunun olmadığını ve bu yüzden TV’deki spor programlarında mizahi tarzda yayın yaptığını belirten Kütahyalı; “Futbol şu an adeta kamu kuruluşu gibi. Altyapıdan oyuncular yetişmiyor. Yeterli düzeyde kalifiyeli kadrolar altyapıda yok. Bizi gurbette yetişen oyuncular kurtarıyor.” dedi.

Türkiye’de futbolun çok sevildiğini, yaşanan onca soruna rağmen milyarlarca dolar yatırım yapıldığını söyleyen Rasim Ozan; “Yapılan onca büyük yatırımlara karşın başarı gelmiyor. Başarının gelmesi için mutlaka futbol kulüplerinin özelleşmesi lazım. En güzel örnek İngiltere’dir. Özellikle büyük kulüplerimiz tıpkı Avrupa kulüpleri gibi şirket gibi yönetilirse başarılarda beraberinde gelecektir.” ifadelerini kullandı.

Milli takım konusuna da değinen Rasim Ozan, “ülkenin yetiştirdiği en büyük teknik adam Fatih Terim’dir. O bile Kebapçı Selahaddin meselesi ile kendini maalesef kendini madara edip gitti. Lucescu’nun kalmasında fayda var. Galatasaray’da Beşiktaş’ta başarılar kazanmıştır. Özellikle Galatasaray’da mütevazi kadroya rağmen büyük işler başarmıştır. Yerli hoca olursa Ahmet Çakar’ın da dediği gibi futbol cuntaları devreye girer. Yerine gelecek kişinin de daha başarılı olacağına da inanmıyorum.” dedi.

Rasim Ozan, Türkiye’de futbolda bir devrim olması gerektiğinin altının çizerek; “Futbolda yaşanan sorunların çözülmesi için mutlaka bir devrim yapılması gerekiyor. Bugünkü şartlarda bu zor gözüküyor. Fakat bunu yapabilecek tek biri var. O da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Eğer Erdoğan’a projeler anlatılır ve ikna edilirse futbol devrimini bir tek o gerçekleştirir.” dedi.

Paylaş