Mediha Olgun: İsyan Etmediğim İçin Eleştirildim

Sözcü Gazetesi’ne yönelik soruşturmada 120 gün tutuklu yargılanan ve daha sonra tahliye edilen Mediha Olgun, cezaevi günlerini “19 Mayıs /Cezaevinde Bir Gazeteci” adlı kitapta anlattı. 

CRI TÜRK FM’e Elif Sevil Orhanlı’nın hazırlayıp sunduğu “Haber Artı” programına katılan Mediha Olgun, “Yetinmeyi, şükretmeyi öğreniyor insan. Hayatın sade bir şekilde nasıl yaşanacağını gördüm. Hayatın içinde bizleri esir eden etkenlerin farkına vardım. Mutlu olmak için çok büyük şeylere ihtiyaç yokmuş” dedi. 

Mediha Olgun, cezaevinde kaldığı için isyan etmediğini, bu nedenle eleştirildiğini söyledi.

 “İSYAN ETMEDİĞİM İÇİN ELEŞTİRİLDİM”

“Hiç alakam olmayan bir konudan dolayı tutuklanıp yargılandım. Ama işin bu tarafında değilim.  Hep bir yanlışlık olabilir diye düşündüm. Cezaevinde ne söylüyorsam şimdi de aynı şeyi söylüyorum. 249 vatandaşımızın şehit olduğu 15 Temmuz darbe girişimini atlattık. Ortada böyle acı bir durum varken cezaevinde kaldığım günler için isyan etmedim, asla etmeyeceğim. İsyan etmediğim için beni eleştirenler oldu. İnsanlar ideolojik bakıyor. İçinde vicdan ve insani duydu olmayan hiçbir ideolojiyi kabul etmiyorum. 4 ay hapis yattım diye isyan edersem, geçmişte cezaevlerinde büyük acılar çekmiş insanların yüzüne bakamam. Hapishane ve cezaevi, gazeteciliğin doğasında var.”

“İŞKENCECİ POLİS VE GARDİYANLARIN OLDUĞU CEZAEVLERİ GEÇMİŞTE KALDI”

Türkiye’de cezaevi şartlarının iyileştirildiğinin altını çizen Olgun, “Çok zor günler geçirdim ama Yedikule Zindanlarında değildim. Yasaların uygulandığı normal bir cezaevi ortamındaydım. Ülkemizde 70, 80 ve 90’lı yılların cezaevi koşullarını, yapılan işkenceleri biliyoruz. İnsanlar o dönemlerde işkenceci polis ve gardiyanlardan çok çekti. Artık öyle bir Türkiye yok.” dedi. 

“BU KİTABI FANATİKLERİN ALTINDA EZİLEN SIRADAN İNSANLAR İÇİN YAZDIM”

 “Kitapta duygularımı olduğu gibi yazmaya çalıştım. Kendime kızdığım noktalar oldu. Yaşadığım iniş çıkışları olduğu gibi aktardım. Hiçbir kaygı taşımadan, objektif bir anlayışla yazılan bir kitap. Klasik bir cezaevi kitabı olmadı. Günümüzde objektif olmaya hasretiz. Bu kitabı fanatiklerin altında ezilen sıradan insanlar için yazdım. Kitabı, benim gibi sıradan insanların beğenisine sunuyorum. Onlara ulaşması benim için büyük mutluluk.”

“FETÖ’DEN YARGILANLARLA AYNI KOĞUŞTA OLMAK ÇOK ZORDU”

“Hangi derdime yanacağımı şaşırdım doğal olarak. Hiçbir empatim, sempatim ve alakam olmayan FETÖ’ye yardımdan tutuklanmama mı, Nazlı Ilıcak ve Hanım Büşra Erdal’dan sonra FETÖ’den tutuklanan üçüncü kadın gazeteci olmama mı, yoksa hiç görmediğim bir haber yüzünden tutuklanmama mı? cümleleriyle, yaşadığı şaşkınlığı dile getiren Mediha Olgun şunları söyledi:

“Bu isimlerle aynı koğuşta olmanın zorluğunu yaşadım. “Biz aynı mıyız” diye sorguladım. Daha önce hiç tanımadığım insanlardı. Siyasete çok karışmamaya çalıştım ama bazen bu mümkün olmadı. Tartışmalar yaşadık, kavgalarımız oldu.  Böyle bir ortamda iyi olmak mümkün değildi. 

Nazlı Ilıcak’ın psikolojisi gayet iyiydi. Kendisine çok iyi bakıyordu. Ilıcak’a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına bir insan olarak üzüldüm. Ülkemiz normalleşsin istiyorum.”

Paylaş