Klinik Psikolog Gizem Mine Çölümlü: “Karne; Zekâ Göstergesi Değildir”

CRI TÜRK FM’de yayınlanan “Doktorla Randevu” programına katılan Memorial Şişli Hastanesi’nden Klinik Psikolog Gizem Mine Çölümlü, sömestr tatiline girilmesiyle ebeveynlerin yaşadığı karne stresini değerlendirdi ve ebeveynlerin ikinci eğitim döneminde çocuklarıyla nasıl iletişim kurması gerektiğini anlattı.

Klinik Psikolog Gizem Mine Çölümlü, karnenin; okul tarafından velilere verilen, çocuğun okul hayatını gösteren yol gösterici bir rehber olduğunu, genel bir başarı belgesi olmadığını ya da bir zekâ  göstergesi olmadığını ifade etti. Çoğu anne-babanın bu düşüncenin aksi tutumla çocuklarına karşı olumsuz davranışlarda bulunabildiğine dikkat çeken Klinik Psikolog Çölümlü, karnenin aynı zamanda öğretmenin ve anne-babanın da karnesi olduğunu belirterek, “Veliler, karneyi yorumlarken ‘çocuğun ihtiyaçları doğrultusunda mı bir okul tercihi yapıldı yoksa kendi hırslarına yenik düşerek mi bir okul tercihi yaptılar?’ Öncelikle bunu kendilerini sormaları gerekir. Anne-baba, çocuğun ihtiyaçlarının dışında, çocuğun öğrenme stiline, ihtiyacına, algısına uygun olmayan tercihler yapabiliyor. Dolayısıyla çocuklar okul ortamında mutsuz olabiliyor.” diye konuştu.

Başarılı Karne Nasıl Ödüllendirilmeli?

Başarılı bir karne getiren çocuğun takdir edilmesi gerektiğini ancak pahalı hediyeler almanın çocuğun sorumluluk bilincini olumsuz etkilediğini kaydeden Klinik Psikolog Gizem Mine Çölümlü, “Aşırı pahalı hediyeler almak çocuğu, sürekli takdir bekleyen bir birey haline geliyor. Bu çocuk büyüdüğünde de sürekli takdir edilmeyi bekliyor ve mutsuz bir birey haline geliyor. Önemli olan nitelik değil, niceliktir. Anne-baba olarak bu dengeyi kurmak gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Başarısız Karne Getiren Çocuğu Cezalandırmak Doğru mu?

Başarısız bir karne getiren çocuğa sözel şiddet, aşağılayıcı ve etiketleyici bir tutumun çocuğu olumsuz etkilediğini belirten Klinik Psikolog Çölümlü, “Aileler çocuklara aşağılayıcı yaklaşımla değil, sorunların çözümüne yönelik, çocukla konuşarak ikinci yarı yıla uygun bir planlama yapabilirler. Çocuğun çalışma stili yönlendirilebilir. Uzman desteği alınabilir. Çocuğun başarısını etkileyen faktörler arasında dikkat sorunu da yer alıyor. Bu öğretmen eşliğinde ya da uzman eşliğinde tespit edilebilir. Bu arada öğretmen ve ebeveyn iş birliği çok önemli. İhtiyaç duyulan durumlarda da psikolog desteği önem kazanıyor. Cezalandırıcı bir yaklaşım içinde olmak ya da sözel olarak şiddet uygulamak çocuğun yetersizlik duygusunu besleyen, özgüvenini zedeleyen davranış şekilleridir.” dedi.

})(jQuery)