“Kadınlar istedikten sonra her şeyi başarabilir”

Kafa Dergisi’nin en çok okunan yazarlarından Gökhan Dağıstanlı’nın ikinci kitabı “Kimsesiz Mektuplar” İnkilap Kitabevi’nden çıktı. Dağıstanlı, yeni kitabını CRI Türk Türkiye’de Irmak Hekimoğlu’nun hazırlayıp sunduğu Pano’da anlattı.

Kitabın isminin neden “Kimsesiz Şarkılar” olduğunu dile getiren Dağıstanlı, şarkıların yazıldığı andan halka arz edilene kadar aslında bir sahibinin olduğunu fakat halka arz edildikten sonra artık o şarkıların tek bir sahibi olmadığı için kitabın adını “Kimsesiz Şarkılar” olarak belirlediğini ifade etti.

“SÖZLÜ ŞİDDET BAŞLADIĞI AN O KİŞİDEN UZAKLAŞILMALI”

Gökhan Dağıstanlı, kitapta hikâyeler yazdığı şarkıları en sevdiği şarkılardan seçtiğini vurgulayarak kitabın ilk ve belki de en can alıcı hikâyesi olan “Kıyamam Sana” ile önemli bir konuya değindi. Dağıstanlı, kız çocukların erken yaşta evlendirilmesinden, kadına ve çocuğa yönelik hem fiziksel hem de psikolojik şiddetin önlenmesiyle ilgili şunları kaydetti:

“Şiddet konusunda erkek tarafını birinci suçlu olarak burada belirtmeliyiz. Çünkü şiddeti uygulayan kişiyi olaydan bağımsız tutamayız. O, savunulacak bir tarafı asla olmayan kişi… Benim dinlediğim, gördüğüm hikâyelerde, bir şiddet akış döngüsü var. Sözlü şiddet başlıyor. Karşı taraf ilk kez bununla karşılaştığı için şaşırıyor, tepki veremiyor. Şiddeti uygulayan kişi karşı tarafı susturduğunu düşünerek böyle devam ediyor fakat bu durum tekrarlandığında ve tepkiyle karşılaştığında bu sefer yöntemini değiştiriyor. Önce bir şeyleri kırıp dökerek başlayan şiddet en son fiziksel boyuta geliyor. Bütün bu tartışmalarında sonunda ise şiddeti uygulayan kişi ‘sevgi’ var sanılarak affediliyor ve bu döngü böyle ilerliyor. Aslında, sözlü şiddet başladığı an kadının ‘şiddet eğilimi olan kişiden’ uzaklaşması gerekiyor.”  

“KADINLAR İSTEDİKTEN SONRA HER ŞEYİ BAŞARABİLİR”

Kadın- erkek ilişkisindeki çatışmalardan da söz eden Dağıstanlı, bu konuda uzman olmadığının altını çizerek kendi deneyimlerine göre ilişkileri yorumladığını söyledi.

Yazar Gökhan Dağıstanlı, kadın-erkek ilişkisindeki çatışmaların kadının toplumdaki yerinin değişmesi ve ekonomik özgürlüğünü eline almasıyla birlikte başladığını belirterek şöyle konuştu:

“Kadının ekonomik özgürlüğünü eline almasıyla birlikte karşı tarafta da bir güç kaybı duygusu oluştu. Erkekler var olan güçlerini kaybetmek istemedikleri için çeşitli sorunlar ortaya çıktı. Fakat hayat müşterek. Erkeklerde artık mutlaka ki bunu dengelemek istiyordur. Tabii binlerce yıllık bir gelenek var. Ataerkil bir toplumun bu duruma alışması bir anda olacak şey değil. Umuyorum ki, bir gün kadın-erkek diye değil de herkes birbirine insan olarak bakmayı öğrenebilir. Ben, kadının ekonomik özgürlüğünü eline almasının çok iyi olduğunu düşünüyorum ve kadınların bu dik duruşunu da sonuna kadar destekliyorum. Kadınların, bir erkeğe de ihtiyacı yok. Ben bunu hep söylüyorum. Bir kadın istedikten sonra her şeyi başarabilir. Sadece ‘ihtiyacım var’ diye bir şey yaşanmamalı. Her ilişkinin temelinde sevgi olmalı.”

Dağıstanlı, kitaptaki hikâyelerin çoğunda kendi deneyimlerini yazdığını ifade etti. İnsanın yaşamadığı bir duyguyu anlatmasının çok kolay olmayacağını da sözlerine ekleyen Gökhan Dağıstanlı, herkesin hayata, ilişkilere kendi penceresinden baktığını ama en önemli olan unsurun da saygı ve sevgi olduğunu vurguladı.

“Kimsesiz Şarkılar” da sadece aşk hikâyeleri olmadığını, dostluğa da yer verdiğini bildiren Dağıstanlı, dostlarından bahsederken gözyaşlarına da engel olamadı.

Haber/ Röportaj: Irmak Hekimoğlu

})(jQuery)