Güçlüer: Roketli Saldırı Açısından Türkiye’nin Güvenliği Büyük Ölçüde Sağlandı

ASAM Güvenlik Uzmanı ve Altınbaş Üniversitesi öğretim görevlisi Yrd. Doç. Eray Güçlüer, 39. Gününde Zeytin Dalı Harekatı’nı değerlendirdi. Güçlüer, resmi kayıtlara geçen iki bin seksen üç teröristin etkisiz hale getirildiğini belirtti. CRI TÜRK’te Elif Sevil Orhanlı’nın hazırlayıp sunduğu “Haber Artı” programının “Akşam Yorumu” bölümünde Eray Güçlüer, hem batı hem de kuzey sektöründeki kritik arazi kesimlerinin tamamen ele geçirildiği için artık Türkiye’nin özellikle roketli saldırı açısından güvenliğinin büyük ölçüde sağlandığını dile getirdi. Güçlüer, tehdidin yüzde birin altında olduğunu hatta bir hafta içinde de hiçbir tehdit unsuru kalmayacağını ifade etti.

“PYD terörünün arkasında derin ABD ve tüm küresel derin güçler var”

Eray Güçlüer, özellikle Raco Bölgesi’nin kuzeyinde ele geçirilmesi gereken yedi kilometrelik alan son derece yüksek teknolojili ve istihbarat örgütlerinin üretiminde olduğu düşünülen, patlayıcı düzeneklere rastlandığını belirtti. Güçlüer, bu patlayıcıların bir kısmının ilkel ve basit olarak değerlendirilebilecek bubi tuzakları olduğunu ama bir kısmının ise, zırhlı araçlara yönelik, birden fazla tetiklemeli, zamanla kademelendirilmiş ince zekâ ve teknoloji gerektiren, ancak özel istihbarat birimlerinin üretimi olabilecek silahlar olduğunu vurguladı. Eray Güçlüer, “PYD terörünün arkasında, Türkiye’nin aslında hangi güçlerle mücadele ettiğinin ortaya çıkarılması son derecede önemlidir” ifadelerini kullandı. Güçlüer, ele geçirilen köylerde bulunan tünellerin hiç isabet almadığına dikkat çekerek, bu tünellerin PYD’yi aşacak şekilde teknik, mühendislik ve malzeme desteği ile hazırlanmış olduğunu belirtti. Eray Güçlüer, “bu tip bir desteğin nereden geldiği bellidir, başta derin ABD olmak üzere tüm küresel derin güçler orada teröristlere yardım etti” şeklinde konuştu. Güçlüer, tünellerde hiçbir çatışma izine rastlanmamasını da teröristlerin hiç çatışmadan kaçtığını gösterdiğini, dolayısıyla da azim ve kararlılıklarının olmadığını belirtti.

“Hukuki değil, siyasi bir durum söz konusu”

Eray Güçlüer, kırmızı bültenle aranan PYD’nin eski eş başkanı Salih Müslim’in Çekya’da Avrupa Birliği topraklarından çıkmama şartıyla serbest bırakmasını, Avrupa’nın teröre karşı iki yüzlü, çifte standart uygulamalarının bir örneği olarak değerlendirdi. Güçlüer, “o terörist rahat edeceğini zannetmesin, kırmızı bültenle aranıyor ve bir gün ya Abdullah Öcalan’da olduğu gibi teslim etmek zorunda kalacaklar ya da bir şeyin karşılığı olarak Türkiye’ye teslim edeceklerdir” dedi. Eray Güçlüer, Müslim’in mahkemesinin 30 dakika sürdüğünü belirterek, “Kimlik tespiti bile 30 dakikadan fazla sürer, sonuçta serbest bırakılacak olsaydı bile Türkiye’nin verdiği dosyaların incelenmesi gerekirdi. Kırmızı bültenle aranan bir terörist bu şekilde yıldırım hızıyla girip, yıldırım hızıyla da çıkıyorsa, burada hukuki değil siyasi bir durum söz konusudur. Bunun sonucunda da Türkiye’nin siyasi yaptırımlarına maruz kalacaklar” ifadelerini kullandı.

Paylaş