Giray Bulak, “Spor Hikâyeleri”ne konuk oldu

Ünlü teknik direktör Giray Bulak, CRI TÜRK’te “Spor Hikâyeleri” programına katıldı.

Bir futbol şehri olan Trabzon’da dünyaya gelen Bulak, ailesinde herkesin futbol ile ilgilendiğini söyleyerek futbola başlama hikâyesini şöyle anlattı:

“Trabzon’da futbol çok seviliyor, ailemde herkes futbol oynadı. Dolayışla futbol genleriniz de oluyor. Futbola 13 yaşında Trabzon Yolspor’da başladım. Trabzon karmasında yer aldım ve Avrupa şampiyonu olduk. Çok başarılı bir öğrencilik hayatım da vardı. Çok yüksek bir puan almama rağmen çok düşük puanlı spor akademisini seçtim ve İstanbul’a geldim.”

Teknik direktör Giray Bulak sporda akademik kariyer yapmanın önemine değinerek, “Eğitimsiz bir iş topal oluyor. Sizin donanımlı olmanız topluma da yansıyor. Bilgi ne kadar çok ego o kadar az, ego ne kadar fazla bilgi o kadar az oluyor. Dolayısıyla bilgili insan kendisiyle barışık olan insandır.” ifadelerini kullandı.

Çok konuşulan “Play var fair’i yok” sözüne de açıklı getiren Bulak, “Futbol, centilmenlerin işidir. Bir metodu, felsefesi, anlayışı ve saygın olan tarafı vardır. Herkes spor yapamaz dolayısıyla bir derinlik, felsefe ister. Herkesin birbiri anlayabilmesi, saygı duyması ve birbirleriyle iletişim halinde olması lazım. Burada sahada oynanan bir oyun var ama bunun yanında saygın olması gereken bir yanının da olması lazım ki, oyun devam etsin ve insanlar birbirleriyle ilişkilerinde saygılı davransınlar, iyi yaşasınlar. Şimdi oynuyoruz ama bu tarafını yapamıyoruz. Mesaj vermek istediğim tarafta bu. Bu oyunla beraber, toplumun barışı yaşayabileceğini, birlikte hareket edebileceğini belirttim. Biliyoruz ki futbol, dünya savaşını durduran spordur. Ben işin o tarafına bakıyorum. Oyun olsun da centilmenlik de olsun.” dedi.

Bulak, Trabzonspor’daki teknik direktörlük dönemi hakkında ise şunları söyledi:

“Konyaspor’da başarılı bir dönem geçiriyordum. Trabzonspor ise ligde zor bir donem yaşıyordu. Başkanımız Mehmet Ali Yılmaz teklif yaptı. Daha gençtim ve Trabzonspor’da görev almam için erken olduğunu ilettim. Fakat başkanımız bana ‘ben seni İngiltere’ye niçin gönderdim, işte bu günler için. Geleceksin bu sıkıntıları çözeceğiz.’ dedi. Ligin ikinci yarısıydı, takımı toparladık ve iyi bir sırada ligi tamamladık. Yeni sezonda da zirvede yer alan takım yarattık. Lider olduğumuz haftalar oldu ancak başkanımız Mehmet Ali Yılmaz kongrede başkanlığı kaybetti. Özkan Sümer, başkan oldu. Özkan başkan benim devam etmem için teklif yaptı ama ben kabul etmedim ve Trabzonspor’dan ayrıldım. O zaman keşke Trabzonspor’dan ayrılmasaydım ve devam etseydim.”

})(jQuery)