Gebe kalmanın önündeki engel; Kilo ve stres

CRI Türk Türkiye’de her hafta yayınlanan “Doktorla Randevu” programına katılan Memorial Bahçelievler Hastanesi Tüp Bebek Merkezinden Doç. Dr. Özkan Özdamar tüp bebek tedavisine ilişkin bilinmeyenleri anlattı.

Tüp bebek tedavisinin kimlere yapıldığından çok, kimlere yapılamadığından bahsetmenin daha doğru olacağını kaydeden Doç. Dr. Özdamar, “Bu tedaviyi uygulayamayacağımız hasta grubu çok kısıtlı. Kadın açısından baktığımızda rahmi olmayan kadınlar, yumurtalığı olmayan ya da yumurtalığında hiç yumurta olmayan, erkek açısından da sperm hücresi testis dokusunda dahi bulunmayan erkeklere tüp bebek tedavisi uygulamamız imkânsız. Bunun dışında her hastaya tüp bebek uygulanabileceğini ve başarı oranın yüksek olduğunu söyleyebiliriz.” dedi.

BAŞARI ORANI KADININ YAŞI VE YUMURTA REZERVİ İLE ORANTILI

Tüp bebek tedavisinde kadının yaşının önem arz ettiğini ifade eden Doç. Dr. Özkan Özdamar, bununla birlikte kadının yumurta rezervinin de (yumurtalıklarda bulunan yumurta sayısı) başarıda önemli rol oynadığını belirtti.

Yaştan bağımsız olarak kadınlarda yumurtalık yaşlanması olabildiğini, buna da kadının DNA’sında bazı hasarlar ya da doğuştan gelen DNA değişikliklerinin sebep olabildiğini belirten Doç. Dr. Özdamar, “Yumurtalık rezervi az olan hastalara tedavi söz konusu olsa da bu oran kritik seviyenin altındaysa elim kolumuz bağlı kalıyor. 37-38 yaşından sonra yumurtalık rezervi azalıyor. 40 yaşından özellikle de 42 yaşından sonra işler zorlaşıyor.” diye konuştu.

“DÜZENLİ ADET GÖRMEK YUMURTA REZERVİNİN İYİ OLDUĞU ANLAMINA GELMEZ”

Düzenli adet görmenin yumurta kalitesi ve sayısının iyi olduğunu anlamına gelmediği gibi düzensiz adet görmenin de aynı şekilde kalitesiz yumurta varlığına işaret etmediğinin altını çizen Doç. Dr. Özkan Özdamar, 34-35 yaşında adet düzensizliği başlarken 43-44 yaşında düzenli adet görenler de olabiliyor. Bir kadın ‘Düzenli adet görüyorum, yumurta sayısıyla ilgili bir problemim yok’ dememeli. Basit bir testle değerlendirme yapılabilir.” ifadelerini kullandı.

YUMURTA DONDURMA İŞLEMİ NE KADAR BAŞARILI?

Tüp bebek tedavisi ile ilgili son zamanlarda en çok başvurulan uygulamanın yumurta dondurma işlemi olduğunu belirten Doç. Dr. Özdamar, şunları söyledi:

“Dondurulan yumurtanın elde ettiği gebelik oranı taze yumurtalarla elde edilen gebelik oranı ile benzer. Özellikle günümüzde vitrifikasyon yöntemi başarı oranımızı arttırdı. Ancak yumurta dondurma işleminin verimliliği embriyo dondurma işlemine göre daha düşüktür. Yumurta dondurmada kayıp oranı daha fazla.”

GEBE KALMANIN ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK ENGEL; KİLO VE STRES

Gerek normal yollarla gebe kalma gerekse tüp bebek tedavisinin önündeki en büyük engellerden birinin “kilo” olduğunun altını çizen Doç. Dr. Özdamar, “Kilolu hastalar kilo vermeli. Bu kolay bir şey değil ama hastanın vereceği her 5 kilo kendi kendine gebe kalma ve tüp bebek başarı oranında artış sağlıyor. Hastanın acelesi yoksa (azalmış yumurta rezervi) kilo vermesini istiyoruz. Stres de negatif sonuçlara sebebiyet veriyor.” açıklamasında bulundu.

Son olarak hastalara uyarılarda da bulunan Doç. Dr. Özdamar, bir-iki başarısız tüp bebek denemesinden sonra hastaların umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini, bu tedavinin bir süreç olduğunu, ardışık denemelerde mutlaka başarı elde edilebileceğini bilmeleri gerektiğini sözlerine ekledi.

Haber: Tülin Tonkuş

})(jQuery)