“FETÖ’nün Başka Tarikatların İçine Girdiğini Görüyorsunuz”

Gazeteci yazar Barış Terkoğlu, “Sızıntı” ve “Mahrem” kitaplarının ardından Barış Pehlivan ile birlikte yazdıkları “Metastaz” adlı yeni kitaptan bahsetti.

Terkoğlu, FETÖ yapılanmasının kanser hücresine benzemesi ve emniyet, asker ya da bürokrasi gibi farklı organların içine sızarak, onların gücünü kullanıyor olması ile açıkladı. Kanser hücresinin kanserin son evrelerinde, başka organlara sıçraması anlamına gelen metastazı kitabın adı olarak seçme nedenlerini, 17 Aralık’ta başlayan ve 15 Temmuz sonrası mücadelenin bitmesi beklenirken, FETÖ’nün yeniden farklı organlara sıçrayarak kendini göstermesi ile açıkladı.

Gazeteci yazar Barış Terkoğlu, CRI TÜRK’te Kâmil Erdoğdu’nun hazırlayıp sunduğu Manşet programına katıldı.

Ankara’da Çatı davasında mahkemenin FETÖ yapılanmasından ele geçirilen belgeler ışığında, Mahrem yapılanmasını sorması üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü’nün hazırladığı rapordan bahseden Terkoğlu, şunları söyledi:

“Raporda emniyet, ‘FETÖ, kendisine karşı yapılan operasyondan korunabilmek amacıyla kendini başka oluşumların içine gizlenmektedir.’ dedi. Bu duruma da ‘Renklendirme’ adını verdi. Renklendirme ile tam olarak neyin tanımlandığını incelediğinizde, FETÖ’nün başka tarikatların içine girdiğini görüyorsunuz. Devletin içinde bitiyormuş gibi görünse de aslında farklı tarikatlar içerisinde kendisini var ettiği bir ortam yaratıyor. Bu tarikatlar da FETÖ’ye karşı olduğunu beyan ederek, iktidarın muhafazakâr görüşlerini de kullanarak, devletin içinde bir rekabet ortamı yaratıyor. Bu tarikat yapılanmaları FETÖ tehlikesini yeniden Türkiye’nin önüne koyuyor. Cumhurbaşkanı da geçen gün bir itirafta bulundu, ‘Biz alnı secdeye değiyor ve aynı menzile gidiyoruz diye düşünmüş ve onlara destek vermiştik.’ dedi”.

“Asla Türkiye’ye dair umutlarımızı kaybetmedik”

Bu kitabı umutsuzluk yaratmak amacıyla yazmadıklarını belirten Terkoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Ülkeye dair bir hayal kırıklığı hakim ancak biz, yaşanmış tüm olumsuzluklara rağmen asla Türkiye’ye dair umutlarımızı kaybetmedik. Biz bu kitabı, hastalığı doğru teşhis ederek, tedavi edilmesi adına bir umut yaratmak amacıyla yazdık. Bence Türkiye, bu kitabın içindeki olaylarla yüzleşebilirse, bir hukuk düzenine kavuşacak ve gelecek adına da umut veren bir ortam yaratılmış olacağını düşünüyorum.”

Paylaş