“Eleştirel düşünmeyi öğrenmemiz gerek”

Mühendis, bilim insanı, ödüllü bilim kurgu yazarı Tevfik Uyar’ın yeni kitabı “Aklın Kırk Haramisi: Safsatalar” okuyucusuyla buluştu. Uyar, “Aklın Kırk Haramisi: Safsatalar” da günlük hayatta en çok karşılaştığımız 40 akıl yürütme hatasını örneklerle açıklıyor.

Tevfik Uyar, CRI TÜRK’te Irmak Hekimoğlu’nun hazırlayıp sunduğu Pano’ya konuk oldu ve yeni kitabı “Aklın Kırk Haramisi: Safsatalar” ı anlattı.

“Safsataları öğrenmenin en önemli işlevi mantık azabını dindirmek”

Tevfik Uyar, “Aklın Kırk Haramisi: Safsatalar” kitabında öncelikle “safsata” kelimesini açıklığa kavuşturduğunu dile getirdi ve “safsataların” hatalı akıl yürütmeler olduğunu belirtti. Günlük hayatta en çok karşılaştığımız 40 safsatanın kitapta yer aldığını ifade eden Uyar, “Öncelikle safsatanın argüman formunu gösterip hayattan örnekler verdim. Daha sonra safsatanın ilişkili olabileceği zihinsel süreç ve kusurlardan bahsedip, bazı çarpıcı deneyleri aktardım. Nihayetinde de hangi türde argümanların safsata gibi görünebileceklerini ama olmadıklarını ve böyle bir safsatayla karşılaştığımızda nasıl bertaraf edebileceğimize yönelik bir takım savunma stratejileri sundum.” diye konuştu.

Safsataları öğrenmenin ve tanımanın, iyi bir tartışmanın, etkili bir münazaranın, iyi bir ilişkinin dahası eleştirel düşünmenin olmazsa olmazlarından biri olduğunu anlatan Uyar, “Ama bana göre en önemli işlevi ‘mantık azabını’ dindirmek.” dedi.

“Safsatalar oya dönüşüyor ki talep bu kadar fazla”

Tevfik Uyar, “safsataların” aslında Eski Yunan’da siyasetçiler için oluşturulduğunu vurgulayarak günümüzde de bu “hatalı akıl yürütmelerin” siyasiler tarafından hâlâ kullanıldığını kaydetti. Uyar “Safsatalar oya dönüşüyor ki talep bu kadar fazla.” ifadelerini kullandı.  

“Eleştirel düşünmeyi öğrenmemiz gerek”

Tevfik Uyar, “safsatalardan” korunmak için eleştirel düşünmeyi öğrenmemiz gerektiğinin altını çizerek “eleştirel düşünmeyi, bize sözde bilim adı altında sunulan her türlü hurafeden korunmak adına da öğrenmemiz gerekiyor.” açıklamasını yaptı. 

“Astrolojinin bilimle imtihanı”

Yazar Tevfik Uyar, sözde bilim olarak ifade ettiği konulara ilişkin de değerlendirmede bulundu. Astroloji ile ilgili konuşan Uyar, bilim insanlarının bir konu hakkında kesin bir açıklama yapmadan önce çok fazla araştırdığını ve somut bilgiler olmadan herhangi bir yargıya varmadığını söyledi. Uyar, astrologların ise gerek siyaset gerek psikoloji, sağlık olsun hemen hemen her konuda açıklama yaparken iki gezegenin karşı karşıya gelmesinin onlar için yeterli olduğunu dile getirerek bunun sorumsuzca bir davranış olduğunu vurguladı. Uyar, bir önceki kitabı “Astrolojinin Bilimle İmtihanı”nda da bu konuya değindiğini bildirdi.

“Türkiye bilim toplumu değil”

Tevfik Uyar, CRI TÜRK’te katıldığı Pano’da Türkiye’deki bilim çalışmaları hakkında da açıklamalarda bulundu. Uyar, Türkiye’nin toplumsal bir dönüşüm içinde olduğunu ve eğitim sistemi değiştikçe bir öncekinden daha kötü duruma geldiğine dikkat çekerek Türkiye’nin bir bilim toplumu olmadığını ve içinde bulunulan şartlarda da bu durumdan çıkışın zor göründüğünü belirtti.

“Boeing 737 Max’te hücum açısı sensörü sorunu var”

Uçak mühendisi olan ve havacılık sektöründe de çalışan Tevfik Uyar, son günlerde adını kazalarla sıkça duyduğumuz Boeing 737 Max 7-8 uçakları hakkında da bir değerlendirme yaptı. Boeing ve Airbus arasında yaşanan rekabetten söz eden Uyar, bu rekabetten dolayı Boeing’e yeni bir model geliştirmesi için yapılan baskıdan söz etti. Uyar, Boeing’in de bu baskılar sonucunda Max 7-8 ve 9’u geliştirdiğini anlattı. Boeing’te yapılan değişikliğin kanattaki motorun ve uçağın burnunun uzatılması olduğunu belirten Uyar, bu tasarım değişikliği yüzünden uçağın sürekli burun kaldırma eğiliminde olduğunu kaydetti. Bu emniyet riskini çözmek için de Beoing’in hücum açısı sensörünü geliştirdiğini ve uçağın burnu tehlikeli derecede havaya kalkarsa bu sistemin uyarı verdiğini aktardı.

Etiyopya’daki son uçak kazasının raporunun henüz hazırlanmadığını fakat daha önce Endonezya’da düşen uçakta yaşanılan sorunu ifade eden Uyar, hücum açısı sensörünün uçağın burnunun tehlikeli şekilde havaya kalktığı uyarısı vererek lövyeyi birden aşağı indirdiğini ve uçağın yere çakılmasına sebep olduğunu anlattı.  

Haber: Irmak Hekimoğlu

})(jQuery)