Doç. Dr. Teoman Yanmaz Türkiye’nin Kanser Profilini Açıkladı

1-7 Nisan Kanser Haftası nedeniyle CRI TÜRK’te yayınlanan “Doktorla Randevu Özel” programına konuk olan Memorial Şişli Hastanesi Onkoloji Bölümünden Doç. Dr. Teoman Yanmaz, Türkiye ve Dünya’daki kanser profiline ilişkin bilgiler verdi.

GÜNEY ASYA VE AFRİKA’DA ARTIŞ VAR

Doç. Dr. Yanmaz, “Türkiye’de yılda 150-175 bin arasında yeni kanser vakası görülüyor. 4-5 senedir böyle ama Türkiye’nin elindeki genel istatistiki veriler biraz geç geliyor. Biz 2015 verilerini yeni aldık ancak eğilim çok değişti. Dünya genelinde ve Amerika’da kanser vakaları azalıyor. Avrupa’da da ya aynı ya da azalmakta. Güney Asya ya da Afrika gibi bölgelerde ise artış var. O da Hepatit virüsü, HPV virüsü ile ilgili.” diye konuştu.

ÇİN VE JAPONYA’DA EN FAZLA MİDE KANSERİ VAKASI GÖRÜLÜYOR

Çin, Japonya gibi Uzak Doğu Asya ülkelerinde mide kanseri vakalarının daha çok görüldüğüne dikkat çeken Doç. Dr. Teoman Yanmaz, mide kanserinden kalın bağırsak kanserine bir geçişin olduğunu, bunun da fast food ile ilişkili olabileceğini söyledi.

TÜRKİYE’DE EN ÇOK ERKEKLERDE GÖRÜLÜYOR

Türkiye’de kadın ve erkek profiline bakıldığında kanser vakalarının en çok erkeklerde görüldüğünü ifade eden Doç. Dr. Teoman Yanmaz, “Bu daha çok sigara tüketimiyle ilgili. İdrar kesesi kanseri, akciğer kanseri vs. Bunlar erkeklerde kadınlara göre daha fazla. Kadınlarda önce meme kanseri sonra tiroid kanseri çok fazla. Tiroid kanseri ölümcül olmayan bir tür. Rahim ağzı kanseri bizde biraz daha az. Erkeklerde birinci sırada akciğer kanseri, ikinci sırada prostat kanseri var. Daha önce prostat kanseri teşhisi için PSA denen testi rutin yaptırıyorduk. Buna bağlı olarak kanser teşhisi sıklığı artıyordu. Şimdi deniyor ki; PSA tek teşhis yöntemi olarak kullanılmasın. PSA tek başına bir tarama testi olmaktan çıktığından beri Amerika ve Avrupa’da görülme sıklığı azaldı. Yani prostat kanseri azalmadı ama bunun teşhisine gerek olmadığına karar verildi. O yüzden prostat birinci sırada değil. Erkeklerde sırasıyla akciğer, prostat, kalın bağırsak, mide, idrar kesesi kanseri geliyor.” dedi.

DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU’DA MİDE VE YEMEK BORUSU KANSERİ FAZLA

Kanser vakalarının Türkiye’nin bölgelerine göre farklılık gösterdiğini belirten Doç. Dr. Yanmaz, “Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde mide ve yemek borusu kanseri çok görülüyor. Van, Urfa, Erzurum gibi bölgelerde daha çok. Bu; yeme alışkanlığı, yemekleri çok sıcak tüketmek ve çok yağlı hayvansal ürünlerle ilişkili olabilir.” değerlendirmesini yaptı.

HANGİ TARAMALAR YAPTIRILMALI?

Meme kanseri açısından en önemli tarama yönteminin ‘mamografi’ olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Teoman Yanmaz, “Kişinin önce kendisini tanıması gerekir. Hiçbir belirti olmadan 40 yaşından itibaren mamografiyi öneriyoruz. Onun dışında kadınların genç yaşlardan itibaren kendi meme muayenelerini ayda bir yapmaları gerekir. Aynaya bakarak ve elle muayene önemlidir. Zira 40 yaşından önce meme kanseri teşhisi konan kadın sayısı çok fazla. Rahim ağzı kanseri için ise kadınlara yılda bir düzenli kadın doğum muayenesi öneriyoruz. Kalın bağırsak kanseri açısından hem kadın hem erkek için 5-10 yılda bir 50 yaşından itibaren kolonoskopi öneriliyor. Prostat kanserinde ise sadece PSA ile teşhis konmuyor, ürolojik muayene de yaptırılması lazım. Bu da erkeklere 50 yaşından sonra öneriliyor.” diye konuştu.

AKCİĞER KANSERİ TARAMASINDA ETKİLİ YÖNTEM; DÜŞÜK DOZ TOMOGROFİ

Akciğer kanserinin erken teşhisi için henüz yaygın olmayan ‘düşük doz tomografi’ yönteminin önemini anlatan Doç. Dr. Yanmaz, “Akciğer kanseri taraması olarak düşük doz tomografi, sigara içenlere yılda bir kez öneriliyor. Tarama ile yakalanan ve şikayetle yakalanan akciğer kanseri vakaları arasında büyük fark var. Tarama ile yakalananlarda yüzde 92 olan 5 yıllık yaşam süresi, şikâyetle yakalananlarda yüzde 70’lere kadar düşüyor. O yüzden tarama programları önemli.” dedi.