“Büyük anlatıların yaşandığı bir çağdan faydalanamıyoruz”

Yazar Onur Caymaz’ın, kaleme aldığı “Hatırla Barbara Yağmur Yağıyordu” kitabının ikinci cildi olan “Söyle Juliet Sana Ne Yaptım” kitabı Kırmızı Kedi Yayınevi’nden çıktı. Caymaz, deneme türündeki yeni kitabını CRI Türk Türkiye’de Irmak Hekimoğlu’nun hazırlayıp sunduğu Pano’da anlattı.

“BİÇİM EDEBİYATTA DA ÇOK ÖNEMLİ”

“Söyle Juliet Sana Ne Yaptım” için “Hayata dağılmış bir adamın gizli ajandası, niyetleri, sevdikleri…” ifadelerini kullanan Caymaz, şöyle konuştu:

“Bu, dert kitabı, ders kitabı ya da başucu kitabı belki… Bu zamana kadar parça parça yazdığım farklı yerlerde yayımlanan şiirlerin, sonu gelmemiş küçük hikâyelerin, köşe yazılarımın bir araya gelmiş hali… Hayatta olduğu kadar edebiyatta da biçimin çok önemli olduğuna inandığım için tüm yazılarım derli toplu bir arada olsun istedim.”

“BÜYÜK ANLATILARIN YAŞANDIĞI BİR ÇAĞDAN FAYDALANAMIYORUZ”            

Edebiyatın her zaman büyük anlatılardan faydalandığını vurgulayan Caymaz, Türkiye’de edebiyatın gelişimine ilişkin de konuştu. Şu anda bizlerin de büyük anlatıların yaşandığı bir çağda olduğuna işaret eden yazar Onur Caymaz, şu ifadeleri kullandı:

“Dostoyevski, Tolstoy, Shakespeare gibi isimlerin eserlerine baktığımızda o dönemin sosyal, kültürel, siyasi her alanına tanıklık edebiliyoruz. Bu yüzden bu eserler hala çok kıymetli. Baktığımızda biz de şu anda büyük anlatıların yaşandığı bir çağdayız. Sadece Türkiye’de değil tüm dünyada bu böyle. Orta Doğu’da ekonomik kriz, savaş, protesto var. Avrupa’da, Fransa’da işçiler eylemde… Türkiye’de önemli adımlar atılıyor. Yine tüm dünyada iklim değişikliği gibi çok önemli meseleler konuşuluyor. Edebiyatın bunlardan faydalanması gerek. Fakat ne yazık ki şu anda edebiyat alanında böyle büyük anlatılardan faydalanıldığını söylemek mümkün değil.”

“YAZAR, CAN HAVLİYLE YAZMAYA BAŞLAR”

Onur Caymaz, yazar ve okur kavramları üzerine de açıklamalarda bulundu. Yaratıcı Okurluk Atölyeleri de düzenleyen Caymaz, atölyelerde “iyi bir yazar” değil “iyi bir okur” olmak üzerine çalıştıklarını belirtti. Yazarlığın, sonradan kazanılamayacağını savunan Caymaz, “İyi bir yazar olmak için önce iyi bir okur olmak gerekiyor. Yazarlık daha doğrusu sanat sonradan kazanılamaz. Yazar dediğin insan can havliyle yazmaya başlar. Yazar, bir derdi varsa sıkışmışlık hissediyorsa yazar. Örneğin, Şehrazat, Binbir Gece Masalları’nı asılmamak için yazmıştır. Tarihte bu gibi çok örnek vardır.”  diye konuştu.

Günümüzde tüketim toplumunun getirmiş olduğu hızla ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte okumaya sabrımızın kalmadığını ifade eden Caymaz, “Google’da bir şey arattığımızda az kelimeyle aratıyoruz. Önümüze çıkacak sonucun da kısa bir metin olmasını bekliyoruz. Hemen ‘hızlıca okuyalım, bitirelim’ istiyoruz. Böyle olduğu için de ne yazık ki kendi gelişimimizi engelliyoruz. İşte bu sebeplerden dolayı biz önce ‘iyi bir okur’ olmanın kıymetini anlatmaya çalışıyoruz.” açıklamasını yaptı.

Haber/Röportaj: Irmak Hekimoğlu

})(jQuery)