“Bunlar dini görünümlü bir istihbarat örgütü”

Gazeteci-yazar Aytunç Erkin’in yeni kitabı “Dayının Casusları” Kırmızı Kedi Yayınevi’nden çıktı. Erkin, “Dayının Casusları”nı CRI Türk Türkiye’de Irmak Hekimoğlu’nun hazırlayıp sunduğu Pano’da anlattı.

Sözcü Gazetesi yazarı Aytunç Erkin, “Dayının Casusları”nda “dini görünümlü bir istihbarat örgütü” olarak nitelediği FETÖ’nün, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde (TSK), Milli İstihbarat Teşkilatı’nda (MİT) ve emniyette nasıl yapılandığını ilk kez okuyacağınız belgelerle ortaya koyuyor. 

FETÖ’nün devletin her kurumuna sızmasını ve sonrasında yaşananları bir film senaryosu gibi kaleme alan Erkin, Pano’da FETÖ ile mücadelede nerelerde yanlış yapıldığını, FETÖ’nün şekil değiştirerek kurumlara sızma tehlikesinin devam edip etmediğini, Eski MİT mensubu Enver Altaylı’nın bağlantılarından, eski Korgeneral Metin İyidil’in serbest bırakılıp tekrar tutuklanmasına kadar birçok konuyu da değerlendirdi.

“ZAMANINDA BİZE KOMPLO KURANLAR ŞU ANDA BİZİMLE AYNI ÇİZGİDE”

Aytunç Erkin, “Dayının Casusları”na olan ilgiden memnun olduklarını dile getirerek FETÖ yapılanmasını insanlara uzun zamandan beri anlatmaya çalıştıklarını fakat bu yapının 15 Temmuz darbe girişimi kötü bir olayın sonucunda insanlar tarafından tanındığını belirtti. Erkin, “FETÖ’yü ilk anlattığımız yıllarda bizi eleştirenlerin hatta bize komplo kuranların şu anda bizimle aynı çizgide olduğunu görmek güzel fakat onların da FETÖ ile mücadelede ne kadar samimi olduklarını bilmiyoruz.” ifadelerini kullandı.

FETÖ’nün 15 Temmuz’dan önce ilk darbesini 2010’da yargıda yaptığını hatırlatan Erkin, FETÖ’nün yargıyı ele geçirdikten sonraki diğer adımının da siyaseti ele geçirmek olacağını ve bunu da silahlı bir güçle yapacaklarını zamanında söylediklerini vurguladı. 2004-2005 yıllarında “FETÖ’nün Şifreleri” kitabını yazdığını ve Fethullah Gülen’in bir dönem en yakınındaki isimlerden biri olan Nurettin Veren ile röportaj yaptığını aktaran Erkin, bu süreçten sonra eşinin de kendisinin de işsiz kaldığını anımsattı. “Bu kadar başıma iş açacağını bilsem, gazetecilik dönemimde Fethullah Gülen ve örgütüyle ilgilenir miydim? Emin değilim.” diyen Erkin, zamanında yanına “dost görünümlü bir istihbaratçı” yerleştirildiğini ve arkadaşı bildiği insanın çok ciddi bir Fetullahçı olduğunu öğrendiğini söyledi.

“Dayının Casusları” isminin nereden geldiğini de ifaden eden Erkin, şöyle konuştu:

“Hani ailelerde, amcadan haladan daha yakındır dayı ve teyzeler. Dayı bir taraftan çok güçlü kuvvetli bir ismi de çağrıştırır. Kabadayı bir nevi. Fethullah’ın yaşadığı evde ‘dayının akrabaları geldi, gitti’ denirmiş. Bu sebeple ismi böyle belirledim.”

“BUNLAR DİNİ GÖRÜNÜMLÜ BİR İSTİHBARAT ÖRGÜTÜ”

FETÖ ile mücadele konusunda yargılamalarda bir noktanın gözden kaçtığının altını çizen Erkin, bu örgütün bir “istihbarat örgütü” olduğunu ve casusluk faaliyetleri yaptıklarını belirterek şunları söyledi:

“Yargının burada casusluk tanımını uygulaması gerekiyor. Hep örgüt üyeliğinden yargılıyorlar ama bunlar bir casusluk faaliyeti. Ben yargıda hâlâ bazı sıkıntılar olduğunu düşünüyorum. Casusluğun tanımı bellidir. Bir devletin bilgilerini öğrenip kendi devletine ya da başka bir devlete bildiren kimse ya da bir kuruluşun bir kimsenin bilgilerini öğrenip belli bir amaçla başka bir kuruluşa ya da kimseye ileten kişidir. Neden MİT ve askeriyenin içine Fethullahçı yerleşir? Bunlar nereye bilgi veriyor? Devletin bilgilerini alıyorsun. Pensilvanya’ya veriyorsun. Bu casusluk değil de nedir? Bu kitabın yazılma amacı da budur. Bunu göstermek.”

“İKTİDAR FETÖ’NÜN KEMALİSTLERLE MÜCADELESİNİ KÜÇÜMSÜYOR”

FETÖ’nün siyasi ayağı tartışmalarına da değinen Aytunç Erkin, özellikle iktidarın bu örgütün Kemalistlerle olan mücadelesini küçümsemesini kabullenemediğini belirterek “Hâlâ bir kompleksleri var. Fetullah’ın gerçek hedefi gerçek Kemalistler. Fetullahçıların hedefi NATO ile iş birliği yapan askerler değildi. Gerçekten bağımsızlıkçı, Cumhuriyetçi olan askerlerle dertleri vardı onların. Bu bumerang gibi bir şey. Yine dönüp gelebilir. Bunun farkına varılması gerekiyor çünkü bu bir gladyo. Buna Fetullah tehlikesi de dememek gerekiyor, bu bir gladyo tehlikesi ve hâlâ bitmiş değil. Gladyo tehlikesi hâlâ var.” diye konuştu.

“İKTİDAR, PENSİLVANYA’YI KÂBE YAPAN İSİMLERE ‘ANLAT’ DEMELİ”

Erkin, siyasetin bu tehlikeyi görmesi gerektiğinin de altını çizerek şu ifadeleri kullandı:

“İktidar ve muhalefet bu tehlikeyi görmeli. Önce iktidar görecek sonra muhalefet görecek. Muhalefet kendi danışmanlarını bu işinden içinden ayıklayacak. Onlarla hareket edecek isimlerden olmayacak. Fakat iktidar da yıllarca Pensilvanya’yı Kâbe yapan isimlere ‘çık anlat bakalım’ diyecek. İşte biz o zaman insanları ikna edeceğiz ve ‘bakın iktidar da muhalefet de uğraşıyor, bu iş artık partiler üstü bir duruma geldi’ diyeceğiz. Zaten bu mücadele partiler üstü bir duruma gelmediği sürece hiçbir anlamı yok.”

“ENVER ALTAYLI’NIN ELİNİ KOLUNU ATMADIĞI SİYASETÇİ KALMAMIŞ”

Son günlerin en çok konularından biri olan eski MİT mensubu Enver Altaylı meselesinden de söz eden Erkin, “Enver Altaylı meselesinden CHP’den siyasi ayak çıkarmaya çalışıyorlar. Zaten Kılıçdaroğlu’nun danışmanı olan kişi diyor ki ‘Enver ağabeyi tanımayan yok’ CHP’ye bu adam nasıl gelmiş bu zaten garip ve tartışılması gereken bir konu ama buradan sen bir tek CHP’de varmış gibi davranırsan olmaz. Zaten Enver Altaylı’nın elini kolunu atmadığı siyasetçi kalmamış ki. Bu isim Alparslan Türkeş’in danışmanlığını yapmış, yıllarca Orta Asya’da Fetullah’ın örgütlenmesine destek vermiş, ‘yeni neslin modelini Fetullah yaratacak’ diyen bir isim. Fakat siyasi ayak dediğinde bir tek CHP’de var gibi davrandığında buna kimse inanmıyor işte.” diye konuştu.

“METİN İYİDİL OLAYI İNSANLARIN HUKUKA OLAN İNANCINI ZEDELİYOR”

Gazeteci-yazar Aytunç Erkin, eski Korgeneral Metin İyidil’in tahliye edildikten sonra tekrar tutuklanmasına ilişkin de konuştu. Erkin, “Metin İyidil’in önce tahliye edilip sonra tekrar tutuklanması, bu olmaz. Ortada garip bir durum var. Birincisi şu; yerel mahkeme ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. İktidar da istinafı niye kurdu? Hak yenmesin diye. İstinaf da ‘bu deliller yetersiz’ dedi ve Metin İyidil beraat etti. İstinaftan sonraki merci ise Yargıtay. Sen bunu tekrar istinafa gönderemezsin. Bu durum insanların hukuka olan inancını zedeliyor. Sayın Erdoğan da uçakta ‘talimat verdik’ dedi. Bu da olmaz. Senin ‘talimatla’ yargıyı yürüttüğün anlaşıldığı an bu davalara hiçbir inanç kalmaz.” değerlendirmesini paylaştı.

“ŞU ANDA ASKERİYEDE BİNBAŞI VE ÜSTEĞMEN RÜTBESİNDE OLAN FETULLAHÇILAR VAR”

FETÖ’nün şu anda askeriyede ne seviyede olduğunu da merak eden ve üst düzey bir komutanla görüştüğünü açıklayan Erkin, “Sorular çalındıktan sonraki 6-7 yıllık sürece hiç bakılmadı. Ben de merak ettim ve üst düzey bir komutanla görüşerek bunların askeriyenin içinde ne seviyede olduğunu sordum. Komutan bana şu anda binbaşı ve üsteğmen rütbesinde olduklarını, soruları çalanların yüzde 98,7’sinin Fetullahçı olduğunu söyledi.” dedi.

“FETULLAHÇILAR BAŞKA TARİKATLAR İÇİNDE ŞEKİL DEĞİŞTİRİYORLAR”

Erkin, son olarak “Başka tarikatların da devlet içine sızma tehlikesine inanıyor musunuz?” sorusuna “Hak Yolcular, Menzilciler, Yazıcılar bunlar artık o kadar açığa çıktı ki… Fakat buradaki en büyük tehlike şu; Fetullah Gülenciler bu tarikatların içindeler. Şekil değiştiriyorlar. Şekil değiştirip karşımıza çıkacaklar. O zaman hazırlıklı olmak zorundayız. Çünkü gelirlerse bu sefer onlarla başka türlü mücadele vermek zorundayız. Onlar kazanmamalı. Bu yüzden iktidara da çağrım; eğer samimiyetle bu mücadeleye inanıyorlarsa bunu bir karargâha oturtalım, düzgün bir şekilde yürüsün. Bu adamlarla hak hukuk zemininde bu mücadelemizi iyi bir şekilde verelim.” yanıtını verdi.

Haber/Röportaj: Irmak Hekimoğlu  

})(jQuery)