“Bilim kurgu temelinde bir dram”

Yazdığı popüler bilim kitaplarıyla ve bilim kurgu öyküleriyle tanınan Tevfik Uyar’ın ilk romanı “Kızıl Sürgün” Destek Yayınları’ndan çıktı. Uyar, CRI Türk Türkiye’de Irmak Hekimoğlu’nun hazırlayıp sunduğu Pano’ya konuk oldu ve “Kızıl Sürgün”ü anlattı.

Uyar, Kızıl Sürgün’ün bugünün geçmişinde ya da geleceğinde geçmediğini aksine alternatif bir evreni anlattığını ifade etti. Bu kitabı bilim kurgu olsun diye yazmadığını belirten Tevfik Uyar, “Kızıl Sürgün”ün bilim kurgu arka planına sahip bir dram olduğunu ve Türkiye gerçeklerine değindiğini de sözlerine ekledi.

Tevfik Uyar, bilim kurgu temelinde bir dram hikâyesi anlatmasının nedenini ise şöyle anlattı:

“Amacım tam olarak bilim kurgu okumaya alışkın olmayan edebiyat okurunu bilim kurguya ısındırmak. Önceki kitaplarımda da küçük bilim kurgu hikâyeleri vardı ve gördüğüm yorumlarda bilim kurgu okumayı çok sevmeyen okurların bu hikâyeleri sevdiğiydi. Buradan cesaretle ben de böyle bir roman yazmak istedim.”

MARS’TA KURULMAYA BAŞLANAN HAYAT HENÜZ BİR ‘SÜRGÜN YERİ’

Uyar, “Kızıl Sürgün”ün konusunu ise şu sözlerle ifade etti:

“Mars’ta kurulmaya başlanan hayat henüz bir ‘sürgün yeri’. Çünkü dünyanın hemen her yerinden insanların bir arada olduğu bu yere gönderilenler dünyada ‘sakıncalı’ görülen devlet memurları arasından seçiliyor. Kitabın başkarakteri Ömür de muhalif düşünceleri sebebiyle sevilmeyen ve Mars’a sürülmesine karar verilen bir karakter. Türkiye’de de günlük hayatta bu gibi durumlara tanıklık etmek mümkün. ‘Mars soğuktur şimdi’ diyebiliriz. Fakat şunu da belirteyim biz Kızıl Sürgün’de Ömür’ün Mars’a gitmeden önce yaşadıklarına tanıklık ediyoruz.”  

Yazar Tevfik Uyar, edebiyatta bilim kurgunun yerine de değindi.  Türkiye’de bilim kurgunun ne yazık ki Hollywood’tan öğrenildiğine işaret eden Uyar, özellikle 70’ler ve 80’ler de özgün üretimin bu anlamda çok az olduğunu söyledi. Günümüze dair ise bilim kurgu anlamında üretimin daha fazla olduğunu dile getiren Uyar, gelişen teknoloji ve sosyal medyayla da birlikte insanların birçok yeni bilgiye ulaşmasının daha kolay olduğunu bu sebeple de artık özgün içeriklerin üretilmeye başladığının altını çizdi.

Haber/Röportaj: Irmak Hekimoğlu

})(jQuery)