AhmetÇakar-1

Ahmet Çakar’dan CRI TÜRK FM’e Türk Futbolu İle İlgili Özel Açıklamalar

FIFA eski hakemi, spor yorumcusu Ahmet Çakar, CRI TÜRK’te her Çarşamba yayınlanan Hayri Hiçler’in hazırlayıp sunduğu ‘Super Spor Saati’ programına konuk oldu ve Türk futbolu ile ilgili çok özel açıklamalarda bulundu.

Hayri Hiçler: Ligi olaylı Göztepe-Eskişehir finaliyle bitirdik ve açılışta da Beşiktaş-Konya Süper Kupa Finali’nde yine sahaya girişler, onun ötesinde bıçak girişi var. Bu iki maça bakışınız nedir?

Ahmet Çakar: Türkiye’de bugün her sene UEFA ve FIFA bağlantılı aşağı yukarı 15-20 tane maç oynanıyor. Şampiyonlar Ligi takımımız var, UEFA Avrupa Ligi’ne gidenler var onlar taşrada da oynuyorlar. Hiç UEFA Avrupa Ligi’nde bıçakmış, patlayıcıymış, sahaya girmekmiş görmüyoruz. Demek ki Türk seyircisi kurnaz, Türk seyircisi ‘Futbol Ahlaksızı’. Biliyorlar ki, Türkiye’de futbol federasyonunu düzenlediği bütün organizasyonlarda fazla ceza almam; ama aynısını UEFA’da yaparsam benim kulübümü paramparça ederler, aklımızı alırlar. Bu kurnazlığı çok iyi biliyor seyirci.

İkincisi, Türkiye Futbol Federasyonu sadece şeklen var. TFF, iki ay arayla iki tane final tertipledi. İkisinde de meşaleler, oyunun durması, sahaya bıçak atmalar, maçtan sonra adamların sahaya atlaması vardı. Bunu üzerine Fikret Orman, haklı olarak, “Bizim ceza almamamız lazım” dedi; ama bunu yanında Konya’nın ceza alması gerekir de demedi. Bence Beşiktaş’ın değil, Konyaspor’un ağır ceza alması lazım; çünkü olayı çıkartan, bıçağı atan Konya seyircisi. Meşaleleri iki taraf seyircisi de yaktığı için Beşiktaş da para cezası alabilir. Quaresma’ya bir tane kelebek denen nitelikli sustalı bıçak atıldı. Quaresma da bıçağı hakeme verdi. Fırat Aydınus da haklı olarak bıçağı aldı, gizleyerek gitti 4. hakeme verdi. Maç yine ılımlı geçti, burada problem yok. Düşünün ki maç 1-1’ken 2. golü Beşiktaş yakalasaydı, penaltı da tartışılan penaltı olsaydı ve Beşiktaş süper kupayı olsaydı, Konya’da o kafayı yemiş seyirciler sahaya atlasaydı. Yeni gelen Pepe’ye hoş geldin deyip elindeki bıçağı Pepe’nin kasığına, karnına, sırtına herhangi bir yerine sokup çıkarsaydı, bırakın ölmeyi sıyırsa bile dünyaya rezil olmuştuk. Bu haliyle bile olduk; ama Allah’tan kimseye bir şey olmadı. Bunu sorumlusu kim? Türkiye Futbol Federasyonu; çünkü organizasyonu o tertipledi. Organizasyonu kim tertiplediyse, güvenliği de o sağlamak zorunda. Güvenlik konusunda Samsun Valiliği ve Samsun Emniyeti’nden de yardım almak zorunda. Orada da bir ihmal var. Bu kadar basit.

Konya seyircisini Konyaspor’u o kadar sevmeme rağmen, Konya seyircisinin 4-5 yıldır son derece centilmen bir tutum sergilemesine rağmen, o gece yaptığı hareketlerden dolayı Konyaspor’un ve dolayısıyla seyircisinin ağır ceza alması lazım. Saha kapatma cezası, seyircisiz oynama cezası verilecekse ki verilmelidir, bu Konyaspor olmalıdır.

Hayri Hiçler: Fenerbahçe başkanı çok önemli şeyler söylemek üzere, Şekip Mosturoğlu ve Rıdvan Dilmen’le birlikte programa çıktı. Program içinde Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı’nı istifaya davet ettiler. Bu konuda haklı mı?

Ahmet Çakar: Futbol Federasyonu Başkanı’nı istifaya davet etmek bana göre çok iddialı bir söylem. TFF’nin ihmalleri, kusurları vardır; ama düzeltmelerini temin etmek için nasihatte bulunmak lazım. Eğer TFF Başkanını bu ihmallerden dolayı istifaya davet edersen, o zaman seni de istifaya davet ettiklerinde ‘Siz ne karışıyorsunuz’ diyemezsin. Türkiye’de millet meydanı boş buldu. Türkiye’de futbolda önemli adam bildiğimiz herkes Kurtlar Vadisi elemanlığına soyundu. Başta Fatih Terim mekân basıyor. Arkasından Fikret Orman, Beşiktaş seyircisi dünyayı ayağa kaldırır gibi natıkalı konuştu. Şimdi de Aziz Yıldırım, Bana bundan sonra kimse ceza veremez diyor. Herkes Kurtlar Vadisi’ndeki baronları oynamaya başladı. Anarşi, mafya, kabadayılık falan devlet gücünün, kanunların tam uygulanmadığı, devletin yol verdiği durumlarda ortaya çıkar. Hadi UEFA’ya yapsana şunu, bir UEFA hakeminin odasını bassana, bak ne yapıyorlar sana.

Türk seyircisi Avrupa maçlarında kedidir, kendi aramızda oynadığımız maçta, anamızın liginde her biri birer çakaldır.

Hayri Hiçler:  Van Persie çok pahalı bir transfer 20-25 milyon Euro’lara, garanti paralara dayalı bir transfer. İki yıldır Pereira ile başlayıp Advocaat ile devam eden kulübe mahkumiyetini, ara sıra oynamasını biliyoruz. Aziz Yıldırım’dan Van Persie transferiyle ilgili öğrendik ki, imza attığı zaman zaten sakatmış. Siz de, ‘Bu futbolcuyu veterinere mi kontrol ettirdiniz?’ demişsiniz.

Ahmet Çakar: Burada art arda gerçekleri saklama var. Yalan söylüyor deyip hakaret etmek istemiyorum; ama doğruları söylemeyen bir görüntü sergiliyor Van Persie konusunda Aziz Yıldırım. Niye? Ben biliyorum ki, Türkiye’ye transfer olduğunda ‘Van Persie müzmin sakat, Fenerbahçe’ye bunu çaktılar’ dedim. Velev ki adam sakat. Türkiye çok önemli bir tıp merkezidir. Araplar, Almanlar, Yunanlar buraya geliyor tedavi için. Dolayısıyla Van Persie sakat da olabilir; ama sen bu adamı 30 milyon Euro’luk bir bütçe ile transfer diyorsan, bu adamı Türkiye’nin en önemli uzmanlarına kontrol ettirmeliydin. Sen bunu baytara mı götürdün, sağlık ocağında mı muayene mi ettirdin!

Hayri Hiçler: Bitmiş bir transfer var, Salgado. Çapraz bağları kopuk. Son üç yılda 16-17 gol atmış. Şimdi böyle bir oyuncuyu yine alıyorsun. Bunda çok büyük bir yanlış yok mu sence.

Ahmet Çakar: Yanlış değil bu. Bu intihardır. Bu ‘Görevi kötüye kullanmak’ olarak tartışılabilir belki de. Sen bu Salgado’yu çakıl taşıyla almıyorsun. Milyonlarca Euro’luk bütçelerle alıyorsun. Çapraz bağları kopmuş, 32 yaşında, ahı gitmiş vahi kalmış, son üç sene 16-17 gol atmış bir adamı sen bu bütçeyle hangi akla hizmet alıyorsun. Risk bu. Otobanda çok alkollü şekilde hız yapmak gibi.

Hayri Hiçler: Lucescu tercihini, Fatih Terim’in gönderilmesini ardından Arda’nın aranıp tekrar milli takıma dön denilmesini nasıl yorumluyorsunuz?

Ahmet Çakar: Türkiye’de Fatih Terim’i getiren de götüren de şeklen futbol federasyonudur; ama bunun kararını veya bunun onayını Türkiye’de bir üst akıl veya müesses nizam verir. Bu da çok yanlış bir şey değildir ayrıca. Fatih Terim gönderildikten sonra Lucescu’nun gelmesi bence doğru bir karardı. Bir defa ben şuna karşıyım, başı bağlı adamla uğraşmayın. Şenol Güneş’i unut, Beşiktaş’ta bir hedefi var, Şampiyonlar Ligi var, Türkiye’de tekrar şampiyon olma hedefi var. Abdullah Avcı ile uğraşma, genç bir adam çıkış arıyor. Ersun Yanal’ı unut, o da Trabzon’da bir çıkış arıyor. Aykut Kocaman’a da dokunma. Fenerbahçe zaten bu sene şampiyon olamazsa bütün deneler değişir. Aziz Yıldırım sokağa çıkamayacak hale gelir. Kim var boşta Mustafa Denizli var, Yılmaz Vural var. Bunlar yapabilir, yapamaz demiyorum; ama Mustafa Denizli geldiğinde, son beş senede nereyi çalıştırdıysa hayal kırıklığı yaşandı denilecek. Yılmaz Vural geldiğinde, bula bula milli takıma bir şovmen mi geldi denilecek. Lucescu her ne kadar yabancı olsa da aslında yabancı değil. Türkiye’de çok önemli iki takımda şampiyonluk yaşamış. Türk futbolunun pisliğini de iyiliğini de her şeyini çok iyi bilen bir futbol çakalı. Uyanık yani bilir ve başarılı bir adam, hayatı başarılılarla dolu. Shakhtar Donetsk’e UEFA kupasını kazandırdı. En azından kimseyle sidik yarışına, ego savaşına girmeyecektir. Fatih Terim gibi yapmayacaktır, hayt huyt ile bu işler olmaz.

Hayri Hiçler: Arda, Messi’nin düğününe davet edilmedi. Bir özel turnuvadaki şampiyonluk fotoğrafına sokulmadı. Daha da garibi son oynanan maçta 11 yedek kulübeden içeri girerken Arda’ya o maçta ile şans verilmedi. Barcelona Arda’dan vazgeçti mi hocam? 

Ahmet Çakar: Daha kötü, Barcelona Arda’dan futbolcu olarak değil, insan olarak da vazgeçti. Bunun sebebinin ne olduğunu bilmiyorum. Arda esasında çok saygısız terbiyesiz bir çocuk değil. Bilakis sevimli bir çocuk. Şeytan tüyü var. Acaba bizim bilmediğimiz, Barcelona’da yaşanmış bir şeyler mi var? Kötü futbolcu olabilirsiniz, zaten kötü futbolcuysa alır beğenmezse yollar. Aforoz etmez, bünyede tutar, 1 dakika da olsa oynatır. Şampiyonluk resmine koyar ve Messi davet eder. Burada başka şeyler var. Arda’nın Barcelona’yla işi bitti ve bu beni üzüyor. Şimdi Arda bir çıkış arayacak kendine; fakat Arda fizik olarak lazım. Yazın bir yerde gördüm inanın ki ben Arda’dan daha fitim. Arda bu değil, böyle olmamalı üzülüyorum.

Hayri Hiçler: Lucescu geçmişte Sergen’i disipline ederek oynatmayı kısa sürede başardı ve onunla önemli başarılar da elde etti, hem Galatasaray’da hem Beşiktaş’ta. Arda’yı da kazanabilir mi sence?

Ahmet Çakar: Kazanabilir; ama Arda’yı kazanması için maharet Lucescu’da değil Arda’da. Arda son üç beş yılımı beyefendi gibi en azından milli takıma biraz katkı da vererek, Barcelona’dan sonra transfer olacağı yerli veya yabancı takıma yine bir şeyler yaparak son yıllarımı iyi bir isimle tamamlıyorum kararını verirse Arda bunu başarır. Yetenekleri var çünkü.

Hayri Hiçler: Genel tabloda eğer bir yüzde versen ligin sonuna dönük, en iyi yüzdeyi kime verisin?

Ahmet Çakar: Her ne kadar Galatasaray’ı, Fenerbahçe’yi ve Trabzonspor’u ciddi maçlarda seyretmesem de yine sanki en önemli favori Beşiktaş’mış gibi görünüyor; ama bu konuda iddialı değilim. Lig başlasın 5-6 hafta geçsin yeni oyuncular bakarsın uçmaya başlar başka bir takım öne geçer.

Paylaş