“Adet ağrısı varsa bir problem var demektir”

CRI Türk Türkiye’de her hafta yayınlanan “Doktorla Randevu” programının bu haftaki konuğu Memorial Ankara Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümünden Doç. Dr. Hasan Onur Topçu, toplumda “çikolata kisti” olarak bilinen “endometriozis” hastalığı hakkında bilgi verdi.

Endometrıiozis’in, kadınlık hormonuna bağlı olarak steril iltihapla giden ve inflamasyon yaptığı yerde sertlik yapan bir hastalık olduğunu ifade eden Doç. Dr. Hasan Onur Topçu, bu hastalığın genellikle bilinmeyen sebeplerden dolayı geliştiğini söyledi.

Doç. Dr. Topçu, “Rahmin en iç tabakası endimetriumdur. Adet kanıyla bu doku dışarı atılır. Gebe kalmak için hazırlanan bir ortamdır ve rahmin yenilenebilir bir kısmıdır. Gebelik olmazsa bu doku atılır. Adet kanıyla atılırken bu doku bazen karına da geçer. Karın içine dökülen endimetrium dokuları bazı kadınlarda kendiliğinden temizlenebilir ama kadınların yüzde 10’unda karında biriken dokular temizlenemiyor ve orada kalıyor. Her ay tekrarlandığında ise kronik bir döngüye giriyor ve bu hastalık oluşuyor. Dolayısıyla adet kanaması çok fazla olan kadınlarda daha çok görülüyor.” açıklamasında bulundu.

Endimetriozis hastalığının gebe kalmaya engel olabileceğini ama bunun kadınlarda çok büyük bir paniğe yol açmaması gerektiğini belirten Doç. Dr. Topçu, “Sağlıklı bir kadın düzenli cinsel ilişki ile 1 yıl boyunca yüzde 85 oranında gebe kalabilir. Ancak endometriozis hastalığı olan bir kadının 1 yıl sonunda gebe kalma ihtimali yüzde 50. Her hasta gebe kalamayacak diye bir şey yok.” dedi.

ADET AĞRISI DEYİP GEÇMEYİN!

Endometriozis hastalarının en belirgin şikâyetinin adet ağrısı olduğunu kaydeden Doç. Dr. Hasan Onur Topçu, diğer bir şikâyetin ise çocuk sahibi olamama şeklinde olduğunu belirterek şöyle konuştu:

“Her adet ağrılı olmaz. Zaten ağrı varsa bir problem var demektir. Adet ağrısı olan bir kadının doktora gidip muayene olması lazım. Bazen sebepsiz yere de adet ağrısı görülebilir. Ama biliyoruz ki, o hastaların bir kısmı endimetriozis hastaları. Üreme çağında olmak en büyük risk faktörüdür. Kadınlık hormonu salgılandığı sürece bu hastalık ortaya çıkabilir. Çünkü bu hastalığın besini kadınlık hormonudur. Örneğin, erken yaşta adet olan ve geç yaşta menapoza giren kadın daha fazla adet kanamasına maruz kalacağı için endometriozis riski artar. Çilli, kumral, uzun boylu, zayıf olmak da yapılan araştırmalarda risk faktörüdür.”

“ANAMNEZ DAHA ÇOK FİKİR VERİR”

Endometriozis teşhisi için ultrasonun tek başına yeterli olmadığını, anamnezin (hastanın şikâyeti ve hikâyesi) daha çok fikir verdiğini ifade eden Doç. Dr. Hasan Onur Topçu, bu rahatsızlığın tedavisinin ise zor olduğunu şu sözlerle açıkladı:

“Hasta ya ağrıyla ya da çocuk sahibi olamama şikâyetiyle geliyor. Ağrıyı gidermek için verdiğimiz ilaçlar da gebe kalmayı engelleyecek ilaçlar. Hasta hem ağrısından kurtulmak hem gebe kalmak istiyorsa bu bizi biraz zorluyor. Çünkü ağrı için verdiğimiz ilaçlar yumurta rezervini azaltan ilaçlar. Bu durumda yine gebe kalma şansı azalacaktır. O durumda cerrahi veya tüp bebek tedavisini uyguluyoruz ya da yumurta donduruyoruz. Ama bu tedaviler hastaya göre değişir. Çocuk düşünmeyen sadece ağrısı olan hastaya medikal tedavi uyguluyoruz.”

Haber: Tülin Tonkuş

})(jQuery)