“25 Salonda Girebildik İkinci Hafta 9 Salona Düştü”

Beyaz yakalı bir mimar olan Tahsin’in İstanbul’un kaosundan kaçmaya çalışmasını anlatan Son Çıkış filmi 7 Aralık’ta vizyona girdi. İstanbul’un çarpık kentleşmesi, bir işkenceye dönüşen ve gideceğimiz yere varabilmek adına büyük mücadele verdiğimiz toplu taşıma araçları, kentsel dönüşüm, şehrin gürültüsünün ve şehirdeki kaosun insanların ruh halinde de yarattığı kirlilik seyirciye tam bir kara komedi şeklinde anlatıyor.

Yönetmen koltuğunda Ramin Matin’in oturduğu, senaryosunu Can Kantarcı’nın kaleme aldığı Son Çıkış filminin başrol oyuncusu Deniz Celiloğlu, filmi CRI Türk’te yayınlanan Pano’da Irmak Hekimoğlu’na anlattı.

“SON ÇIKIŞ, ÇOK DEPRESİF BİR KONUYU ÇOK KOMİK BR ŞEKİLDE ELE ALIYOR”

Son Çıkış’ın zaman zaman hepimizin içinde zaman zaman uyanan kaçma isteğini “başka bir hayat mümkün” fikrini anlattığını ifade eden Deniz Celiloğlu, filmin aslında çok depresif olan bir konuyu çok komik bir şekilde ele aldığını ifade ederek filmin türünü kara komedi olarak nitelediğini belirtti.

“KENDİNİ TANIMADAN, NE İSTEDİĞİNİ BİLMEDEN KAÇMAK ZOR”

Kaçma fikri kişiye ne kadar cazip gelse de bunun çok kolay olmadığının altını çizen Deniz Celiloğlu, bu noktada insanın kendini tanımasının çok önemli olduğunu vurgulayarak kendini tanımadan, ne istediğini bilmeden yapılacak değişikliğin çözüm olmadığını Son Çıkış’ta da gördüğümüzü söyledi.

“KALİTE DERDİMİZİ ÖN PLANA ÇIKARMAMIZ GEREKİYOR”

Deneyimli oyuncu Deniz Celiloğlu, Irmak Hekimoğlu’nun Türkiye’deki sinema, tiyatro ve dizi sektörüne dair de sorularını cevapladı. Celiloğlu, sinemada da tiyatroda da dizi sektöründe de farklı durumlar olsa da ortak olanın kalite derdi olduğunu belirterek “kalite derdimizi ön plana çıkarmamız gerek” dedi. 

“DİZİ SETLERİNDEKİ KOŞULLAR HİÇ İNSANİ DEĞİL”

Dizi setlerindeki uzun çalışma saatlerinden söz eden Celiloğlu, koşulların hiç insani olmadığını “insanlar sanıyor ki biz çok rahat koşullarda gidiyoruz, işimizi yapıyoruz, geliyoruz. Ama öyle değil. Elimden geldiğince de beni sevenlerle konuştuğumda, durumun aslında nasıl olduğunu anlatmaya çalışıyorum” ifadeleriyle getirdi.

“TÜKETENLERİN SORUMLULUKLARINI HATIRLAMALARINI İSTİYORUM”

Deniz Celiloğlu, sinema ve tiyatroya dair de açıklamalarda bulundu. Para, mekân gibi sıkıntıların artık zaten bilindiğini ifade eden Celiloğlu, zorluklara rağmen bir şeyler yapmak isteyenlerin sinemada da tiyatroda da dijital mecralarda da çalıştığını, ürettiğini söyledi. Sinema ve tiyatro konusunda tüketenlerin sorumluluklarının önemli olduğunun altını çizen Celiloğlu, “iyi işler olsun isteniyorsa eğer burada da tüketenlerin sorumluluklarını hatırlamaları gerektiğine inanıyorum” dedi.

“25 SALONDA GİREBİLDİK İKİNCİ HAFTA 9 SALONA DÜŞTÜ”

Son Çıkış filminden örnek veren Celiloğlu, ilk hafta 25 salondan girebildiklerini ikinci hafta filmin gösteriminin yapıldığı salon sayısının 9’a düştüğünü ifade etti.

“SİNEMA SALONU SAHİBİNİ “GÖSTER BU FİLMİ” DİYE İKNA ETMEMİZ GEREKİYOR”

Son Çıkış’ın gerçek anlamda iyi bir film olduğunu ancak sinema salonu sahibini ikna etmek gerektiğini anlatan Celiloğlu “gerçekten çok iyi bir film fakat o kadar çok parametre var ki sinema salonu sahibini göster bu filmi diye ikna etmemiz gerekiyor. Çünkü o bu ekonomik koşullarda, onun tarafından da bakıldığında “bana getirisi ne olacağını bilmediğim bir filmi neden göstereyim, var işte Müslüm iki salonumu birden ona vereyim” diyor” ifadelerini kullandı.  Celiloğlu, popüler filmlerin yanı sıra bağımsız işlere de destek verilmesi gerektiğini söyledi. 

Paylaş