“ABD’den Çin’e Bir Cezalandırma Çalışması”

Dış politika uzmanı Özdemir Akbal, ABD’nin Çin’den ithal edilen 34 milyar dolar değerindeki sekiz yüzden fazla ürüne koyduğu yüzde 25 ek gümrük vergisi uygulamasının resmen başlatılmasının etkilerini değerlendirdi. Akbal, tedbir alınmaya çalışılan malların özellikle Çin’in ürettiği, savunma sanayii, havacılık ve imalat sektörüne ait olduğunu belirterek, 818 milyar dolarlık bir cezalandırma çalışmasının söz konusu olduğunu dile getirdi.

CRI TÜRK FM’de Elif Sevil Orhanlı’nın hazırlayıp sunduğu “Haber Artı” programının “Akşam Yorumu” bölümünde Özdemir Akbal şunları söyledi; “2000’li yılların sonundan itibaren Çin, taklit ürün üretimi ekonomisine bağlı olmaktan çıkarak, yavaş yavaş bir dünya ekonomi devine dönüştü. Ayrıca Dünya Ticaret Örgütüne de bir şekilde üye olup, uluslararası kurallara uymak zorunda kalan bir Çin Halk Cumhuriyeti gözlemliyoruz. Bu açıdan bakıldığında, ABD’nin Asya Pasifik Bölgesi’ndeki ekonomik çıkarlarını ön planda tutmaya çalıştığı Japonya ve ASEAN üyesi ülkelerle birlikte kurgulamaya çalıştığı hareketin, diğer yandan Çin tarafından kısıtlandığını söylemek mümkündür. Washington perspektifinden bakıldığında, Çin bir şekilde kendisinin kısıtlandığını ifade ediyor ama aslında Çin’in de ABD’yi kısıtladığını gözlemliyoruz. Amerikan Ticaret Örgütü Başkanı’nın yapmış olduğu bir açıklamada, bu tür kararların doğru bir sonuca ulaştırmayacağını, sadece karşılıklı misillemelere neden olacağını ve bunun da gerginliği arttıracağı üzerine bir röportaj vermiş olması da dikkat çekicidir”.

“Düşman Kardeşler”

Özdemir Akbal, ABD’nin Asya Pasifik Bölgesi’nde yüz yıldan fazla süregelen bir ticari çıkarı olduğunu belirterek, şöyle devam etti; “Trump, iktidara “biz ABD’yi yeniden büyük yapacağız. Bunu da ABD’nin ekonomisini güçlendirerek yapacağız” sloganıyla geldi. Geçmişe baktığımızda, yeri geldiğinde hem Japonya hem de Çin’le ticari ilişkiler kurmak adına silah kullanmayı göz ardı etmemiş bir devletten söz ediyoruz. Ama ikinci dünya savaşından, günümüze kadar geçen süredeki duruma bakıldığında, bu sorunun bir şekilde denge noktasının bulunacağını düşünüyorum. Çünkü ABD için de sürdürülebilir bir durum söz konusu değil. ABD yetkilileri, Çin’in karşılık vermesi halinde, 450 milyar dolarlık ek vergi paketini de açıklayacağını söyledi. Ancak bu ne kadar sürdürülebilir? Çin ile ABD birbirine zıt iki kutup gibi görünse de 1971’de dönemin dışişleri bakanı Henry Kissinger’dan beri iletişim kurma biçimleri, onları tam anlamıyla “Düşman Kardeşler” olarak tanımlamak mümkündür.  Belli aşamalarda birbirleriyle rekabet halinde olan, ama özellikle ekonomik üretim meselesinde karşılıklı olarak birbirlerinin çıkarlarını bulunduran iki kardeşlerdir. Çin Ticaret Politikasındaki yetkilileri, ABD Çin’e yaptırım uyguladığında, ABD’li şirketlerinin yasal haklarını kollanacağını dile getirdi. Çin yetkililerinin bu açıklaması ve Amerikan Ticaret Örgütü Başkanı’nın, bu tür kararların doğru bir sonuca ulaştırmayacağını, sadece karşılıklı misillemelere neden olacağı ve bunun da gerginliği arttıracağı yönündeki açıklaması, bir şekilde iki tarafın ortada bir denge noktasında buluşacağını gösteriyor”.

Paylaş